Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

YÖDAK Başkanı Hocanın: Yetkilerimizi sistemi suistimal edenlere karşı kullanmakta kararlıyız

Published

on

Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’nun (YÖDAK) yeni başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın, yükseköğretim alanında gündeme gelen usulsüzlüklere işaret ederek, YÖDAK’ın yetkililerini sistemi suistimal edenlere karşı kullanmakta kararlı olduğunu vurguladı.

YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın, son dönemde yükseköğretim alanında gündeme gelen usulsüzlüklerle ilgili ilk kapsamlı değerlendirmesini Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine yaptı..

Yükseköğretimin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) için önemine dikkat çeken Hocanın, 1979 yılında Öğretmen Akademisi’nin kurulmasıyla başlayan ve devamında Doğu Akdeniz Üniversitesi ile devam eden sektörün, Türkiye’den öğrencilerin gelmeye başlamasıyla hızlı şekilde büyüyerek geliştiğini kaydetti.

YÖDAK’ın ise 2005 yılında yasa ile kurulduğunu aktaran Hocanın, Kurumun planlama, denetleme, akreditasyon ve koordinasyon görevleri olduğunu söyledi.

-“ Akreditasyon işlemlerinin özerk bir yapıya kavuşturulması gerekir”

2016 yılında yayımlanan Dünya Bankası raporunda da belirtildiği gibi planlayıcı, koordine edici ve denetleyici işlemler ile akreditasyon işlemlerinin ayrı yapılması gerektiğini vurgulayan Hocanın, Türkiye’de de akreditasyon işlemleri için YÖK’ten (Yükseköğretim Kurulu) bağımsız olarak YÖKAK’ın (Yükseköğretim Kalite Kurulu) görev yaptığı örneğini vererek, KKTC’de de akreditasyon işlemlerinin YÖDAK’tan bağımsız olarak yürütülmesi gerektiğini belirtti.

“Akreditasyon işlemlerinin özerk bir yapıya kavuşturulması gerekir.” diyen Prof. Dr. Hocanın, şu anda bu yetkinin yasal olarak YÖDAK’ta olduğunu yineledi ve yapılacak düzenlemelerle yerli ve yabancı uzmanlarla donatılacak bir kurul tarafından akreditasyon çalışmalarının yürütülebileceğini anlattı.

Hocanın, son dönemde yükseköğretimde yaşananların güven zedelediğini, bunların ciddiyetle ele alınarak hukuk çerçevesinde çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, sistemin fiili olarak denetlenebileceği bir noktaya getirilmesinin önemine vurgu yaptı ve yeni kurgulanacak çalışmaların bu yönde olduğunu bildirdi.

YÖDAK’ın yükseköğrenimle ilgili görevlerini yapması için veriye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Hocanın, oluşturulacak veri sisteminin diplomalardaki güven bunalımını ortadan kaldıracağını ve sistemli bir yapı oluşmasına olanak sağlayacağını söyledi.

Üniversitelerdeki programların açılma prosedürünü de paylaşan Hocanın, “Herhangi bir program açılacaksa ilk yapılması gereken Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurulması, ön onay alındıktan sonra öğretime başlaması için de YÖDAK’a başvurulması gerekir. Bu programlar Türkiye’den de öğrenci alacaksa, YÖK’e de başvurmaları gerekir. YÖDAK onayından sonra YÖK’e başvuru yapıldığı zaman, YÖK kabul ettiği programları ÖSYM – YKS tercih kılavuzuna koyar. Kılavuzda yer alan programlara Türkiye vatandaşı öğrenciler de yerleşebilir. YÖDAK’tan onay almış ama henüz YÖK tarafından onaylanmamış ve Türkiye Cumhuriyeti’nden öğrencilerin yerleşmediği, yalnızca KKTC’den ve yabancı ülkelerden öğrenci alan programlarımız da var. Henüz hiçbir programı YÖK’ten onay almamış üniversitelerimiz de var.” diye konuştu.

Hocanın, Türkiye’deki kılavuzda yer alan tüm programların herhangi bir ek işleme gerek duymadan otomatik denkliğe sahip olduğunu da belirtirken, yalnızca YÖDAK onaylı olanların ise kriterlerini sağlayıp işlemlerini buna göre yaptırmaları halinde denklik sıkıntısı olmadığını ekledi.

-“Yeni kurulacak sistem, YÖDAK’ın denetimlerini işlevsel hale getirecek”

Türkiye’deki Yükseköğretim Bilgi Sistemi (YÖKSİS) sistemi benzeri bir sistemin ülkede de kurulması için YÖK ile çalışmaların başladığı, üniversitelerin bilgilendirildiği, hem yazılım, hem teknik hem idari işlemlerin başlatıldığı bilgisini veren Hocanın, 3-4 ay içinde sistemin verileriyle birlikte hazır olacağı öngörüsünü ortaya koydu ve mezunların da sisteme girileceğini aktardı.

Hocanın, bu çerçevede, 25 Mart Pazartesi günü YÖK heyeti ile bir araya geldiklerini de aktardı. YÖK Heyeti’nden YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. H. Haldun Göktaş, YÖK Denetleme Kurulu Üyesi, YÖK İç Denetim Birimi Başkanı, YÖK Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanı, YÖK Eğitim-Öğretim Dairesi Başkanı, YÖK Bilgi İşlem Dairesi Başkanı, YÖK Veri Yönetimi İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanı, YÖK Bilişim Uzmanı, YÖK Yazılım Uzmanı ve YÖDAK’tan YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın, YÖDAK Kurul Üyeleri ve YÖDAK Hukukçusu ile MEB Yükseköğrenim Dairesi Dışilişkiler Müdürü, MEB Bilgi İşlem sorumlularının hazır bulunduğu görüşmenin önemine vurgu yapan Hocanın, oluşturulacak veri sistemine ilişkin YÖK’ten alınacak desteğin ülke yükseköğretimi açısından çok önemli olduğunu belirtti.

Hocanın, YÖK’ten onay almış programların Türkiye’deki YÖKSİS’e zaten kaydedildiklerini de ekledi ve “Şimdi yapılacak olan tüm üniversitelerin programlarını, YÖK’ten bir programı bile onay almamış olanlar da dahil, YÖKSİS benzeri sisteme kaydettirmek.” dedi.

“Şu anda acil durum kayıt tutulması ve denetleme kısmının yapılmasıdır.” diyen Hocanın, KKTC’de YÖK’ün teknik desteği ile kurulacak YÖKSİS benzeri yeni sistemin tüm yetki ve sorumluluğunun YÖDAK’ta olacağını vurguladı ve bu sistemin YÖDAK’ın denetimlerini işlevsel hale getireceğini inanç belirtti.

-“YÖDAK olarak her alandaki denetim görevlerimizi yürütüp sistemin güvenilir şeffaf olarak yapılanmasını sağlayacağız”

Yükseköğretimde gerekli tüm altyapının güncellenmesi, kaliteli denetim sistemlerinin oluşturulması, bilişim altyapısının günün koşullarına uyumlu bir yapıya kavuşmasını hedefleyen sistemle ilgili bilgi de aktaran Hocanın, verilerin üniversiteler tarafından sisteme girileceğini ve bu verilerle “öğrencinin ne zaman üniversiteye başladığı, ne zaman mezun olduğu, not dökümleri, gelen yabancı öğrencinin muhaceret kayıtları, her türlü istatistiki bilginin takibi ve belge güvenliği” gibi bilgilere ulaşılabileceğini kaydetti. Hocanın, “Bunun uzantısı olarak da bizim birimlerimize, İçişleri Bakanlığı’na, Muhaceret Dairesi’ne, askerlik tecil kurumlarına bu hizmetler, verinin okunarak yapılması sağlanacaktır. Dolayısıyla e- devlet yönünde de bir öneli adım atılacaktır.” dedi.

Sistemin devreye girmesiyle 4 yıllık üniversiteyi 4 yıldan az sürede bitirenleri bir çırpıda görebileceklerini ve verilere ulaştıkça daha etkin denetim yapabileceklerini anlatan Prof. Dr. Hocanın, sarsılan güvenin yeniden oluşmasının zaman istediğini, ancak süreci hassasiyetle yöneteceklerini vurguladı.

YÖK ile diyalog kurulması, heyetin adaya gelmesi ve çalışmaların başlamasının çok hızlı olduğunu belirten Hocanın, bunu yapılan üst düzey girişimlere bağlayarak, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi ve hükümete girişimleri dolayısıyla teşekkür etti.

Kurulacak sistem ile öğrencilere ve velilere kaliteli eğitim güvencesi verilmesinin; sistemi suistimal edenlerin, kanun dışı hareket edenlerin, yanlış yapanların tespit edilerek gerekirse sistem dışı bırakılabilmesinin mümkün olacağını belirten Hocanın, “YÖDAK olarak her alandaki denetim görevlerimizi yürütüp sistemin güvenilir, şeffaf olarak yapılanmasını sağlayacağız. Bizim ilkelerimiz yasallık ve hukuka uygunluk… Biz kararlarımızı da uygulamalarımızı da yasal çerçevede yürüteceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ülkede dünya standartlarında üniversiteler olduğunu ve bunların yaşanan sıkıntılar nedeniyle itibar kaybı yaşamamaları gerektiğini vurgulayan Hocanın, hata yapanın en hızlı şekilde tespit edileceği ve tüm sistemin denetlenebilir kılınacağı bir sistem yaratmanın gerekliliğini vurguladı.

-“Kurumun güçlendirilmesi gerek”

Kamuoyunda “sahte diploma” olarak günden olan meseleye de dikkat çeken Hocanın, “Kriterleri sağlamadığı halde sağlamış gibi gösterilen, akademik yeterliliğini yerine getirmeden elde edilen diploma sahte değil geçersizdir ve iptal edilmelidir.” diye konuştu.

YÖDAK’ın yetkilerinden bahseden Hocanın, “Yetkilerimizi sistemi suistimal edenlere karşı kullanmakta kararlıyız.” dedi.

Son olarak, YÖDAK’ın altyapısının, insan kaynağının ve bugüne kadar oluşturduğu sistemlerin yeterli olmadığını da anlatan Hocanın, kurumun güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Ektam Kıbrıs Ltd’de devam eden grev 15. gününe girerken Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, EMEK-İŞ’in İçişleri Bakanlığı önünde gerçekleştirdiği eylemde hükümete sert sözlerle yüklendi. Ülkedeki mevcut tabloya dikkat çeken Atan, çalışanların yaşadığı sıkıntıların görmezden gelindiğini savundu.

Atan, sendikaların dayanışma çerçevesinde Dayanışma Fonu için yürüttüğü izin sürecinde dahi bürokratik engellerle karşılaşıldığını belirterek, gerekli yazışmaların üzerinden günler geçmesine rağmen adım atılmamasını eleştirdi. Çalışanların ciddi mağduriyet yaşadığı bir dönemde yetkililerin beklemede kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

“Bu Hükümetin Miyadı Doldu”

Ülkede yalnızca tek bir sorun olmadığını dile getiren Atan, farklı alanlarda usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarının gündeme geldiğini, ancak yöneticilerin sessiz kaldığını ileri sürdü. Hükümetin sorunlara çözüm üretme kapasitesini kaybettiğini savunan Atan, “Bu hükümetin miyadı doldu” dedi.

Sendikaların ortaya koyduğu onurlu duruşu desteklediklerini vurgulayan Atan, maddi ve manevi olarak mücadeleye devam edeceklerini söyledi. “Bizi bastıracaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Gittikçe büyüyoruz ve halk artık tepkisini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Atan, hükümete çağrıda bulunarak halkın, çalışanların ve ülkenin çıkarlarının gözetilmesi gerektiğini belirtti. Hükümet yetkililerine seslenen Atan, “Eğer bu ülkeyi düşünüyorsanız o koltuklardan kalkın” diyerek istifa çağrısı yaptı.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Girne Antik Liman bölgesinde bulunan ve yaklaşık 10 yıldan beridir ziyarete kapalı olan Archangelos Michael İkon Müzesi, Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı, Girne Belediyesi ve Özel sektör işbirliğinde restorasyonu gerçekleştirilerek, ziyarete açılıyor.

Yaklaşık 10 yıldan beridir kapalı olan müzenin restorasyonu ile ilgili olarak, Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç ve Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Girne Şubesi yetkilileri, restorasyonu yapılacak olan müzede bir araya gelerek, incelemelerde bulundu.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Tıp-İş’in hastanelerde sağlık kurulu çalışmalarına üç ay süreyle katılmama kararını BRT’ye değerlendirdi.

BRT’de yayınlanan “Gündem 12” programına telefonla katılan Dinçyürek, grevin kaldırılmasının üzerinden bir hafta geçtiğini belirterek, sendika ile bakanlıkta uzun ve kapsamlı bir görüşme gerçekleştirildiğini söyledi. Görüşmenin içeriğine girmek istemediğini ifade eden Dinçyürek, iyi niyet ve diyalog ilkesinden sapmadan süreci sürdürmeye çalışacağını vurguladı.

“MUTABAKAT VARKEN YENİ EYLEM KARARLARI ÇELİŞKİLİDİR”

Masada konuşulanlar ve varılan mutabakatlar ile alınan yeni kararların çeliştiğini dile getiren Dinçyürek, eylem sürecinin askıya alındığı bir ortamda çözüm için diyalog sürdürülmesi gerektiğini kaydetti. Anlaşılmış ilkeler varken zorlamalı gerekçelerle yeni eylem kararları alınmasının iyi niyetle bağdaşmadığını söyledi.

“İMZA ATMAMA EYLEMİ HASTALARI MAĞDUR EDER”

Sağlık kurullarına imza atmama eyleminin doğrudan vatandaşları etkileyeceğini belirten Bakan Dinçyürek, bunun hastaların haklarının gecikmesine ve ertelenmesine yol açacağını ifade etti. Dinçyürek, bu durumun savunulabilir bir yönü olmadığını vurguladı.

Bakan Dinçyürek, hekimlerin eyleme gerekçe olarak sağlık dışındaki ülke sorunlarını göstermesini eleştirerek, sağlık sistemine ilişkin sorunların masa başında çözülmesi gerektiğini söyledi.

Grev sürecinden yeni çıkıldığını hatırlatan Dinçyürek, sendikanın farklı gerekçelerle yeniden eylem sürecine gitmesini anlamanın zor olduğunu belirtti.

HUKUKİ SÜREÇ UYARISI

Eylemlerin hukuki boyutu bulunduğunu ifade eden Dinçyürek, bakanlık tarafından atılabilecek adımlar olduğunu ancak bunları konuşmak için erken olduğunu dile getirdi.

“MESAJ NETTİR: HALKIN MAĞDUR EDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Halkı mağdur eden adımların asla tolere edilmeyeceğini vurgulayan Dinçyürek, gerekirse yasal sürecin işletileceğini söyledi.

Sağlık hizmetlerine erişimi artırmanın temel hedefleri olduğunu belirten Bakan, bu politikadan taviz verilmeyeceğini kaydetti.

HEKİMLERE GÖREV ÇAĞRISI

Sağlık dışı gerekçelerle yapılan eylemlerin toplumda destek görmeyeceğini ifade eden Dinçyürek, hekimlerin mazeretleri bırakıp görevlerine dönmesini istedi.

Bu tür eylemlerin halka ceza anlamına geldiğini söyleyen Bakan Dinçyürek, görevini layıkıyla yapan hekimlere teşekkür etti.

“DEVLET GEREĞİNİ YAPACAK”

Sağduyulu davranılması çağrısında bulunan Dinçyürek, herkesin görev, yetki ve sorumlulukları çerçevesinde hareket etmesi gerektiğini belirtti. Devletin aciz olmadığını vurgulayan Dinçyürek, kamuoyunun müsterih olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Devamını Oku

Trending

Reklam