Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

YSK, 30 Haziran ara seçimi için aday listelerini ilan etti. Aşağı Dikmen Mahallesi muhtar adaylığına 6 kişi başvurdu

Published

on

Yüksek Seçim Kurulu, 30 Haziran’da yapılacak “Yerel Kuruluş Organları Ara Seçimi”nde muhtar ve ihtiyar heyeti üyeliği adaylığı için yapılan başvuruları ilan etti.

İlana göre, Girne ilçesine bağlı Dikmen’de, Aşağı Dikmen Mahallesi muhtar adaylığına, “Mustafa Cumhur, Tahir Sancak, Levent Efendi, Ahmet Ulutan, Cengiz Topel Ak ve Kaan Güçsav” başvurdu.

Güzelyurt İlçesi, Güneşköy Mahallesi, ihtiyar heyeti adaylığına ise “Mustafa Has” başvurdu.

Boş bulunan diğer ihtiyar heyeti üyelikleri için başvuru yapılmadı.

Adaylara ilişkin her türlü yasal itiraz, 7 ve 8 Haziran tarihlerinde 08.00’den 18.00’e kadar ilgili ilçe seçim kurullarına yapılabilir.

-Seçim yasakları sürüyor

YSK’dan yapılan duyuruya göre 31 Mayıs’ta başlayan seçim yasakları sürüyor. Buna göre seçim gününe kadar geçerli olan seçim yasakları şöyle:

“(1) Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri, yerel kuruluşlar ve bunlara bağlı daire ve  müesseseler, ortaklıklar ve diğer kamu tüzel kişiliğine sahip kuruluşlar ile kamu görevlileri , seçimlerde tarafsızlıklarını korumak zorunda oldukları gibi  bunların siyasal partilere veya adaylara her ne nam ile olursa olsun bağış ve yardımda bulunmaları, her türlü araç, gereç ve olanaklarını bir siyasal partinin veya adayın emrinde veya herhangi bir siyasal faaliyette çalıştırmaları, kullanmaları veya kullandırmaları veya bir siyasal partinin veya herhangi bir adayın lehinde veya aleyhinde veya yurttaşın oyunu etkilemek amacıyla her türlü yayında bulunmaları yasaktır; daha önce basılmış veya yayınlanmış ve bir önceki cümlede belirtilen niteliği taşıyan her türlü kitap, broşür, afiş ve bunlara benzer yayınlar da aynı kurala bağlıdır;

(2) Devlet hizmetinde, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve bakanlıklarda ve bunlara bağlı daire, kurum ve kuruluşlarda, kamu tüzel kişilerinde, katma bütçeli veya döner sermayeli kurum ve kuruluşlarda, kamu iktisadi teşebbüslerinde veya kamu iştiraki ile kurulan teşebbüs, müessese ve işletmelerde ve belediyelerde memur, zorunlu hizmet personeli, işçi ve sözleşmeli de dahil olmak üzere, her ne ad altında olursa olsun münhal ilan edilemez, atama yapılamaz, her türlü terfiye ilişkin sınav, barem ayarlaması ve ilçeler arası görev yeri değiştirme (nakil) işlemleri durdurulur.

Ancak işletmenin çalışma şekli mevsimlik işçi çalıştırmayı gerektiriyorsa, hizmetlerinin devamı açısından mevsimlik olarak alınan işçiler; eğitim alanında kadro boşalması ve seçim tarihinin başladığı güne kadar doldurulmasının ve/veya istihdamının mümkün olmaması halinde geçici ve sözleşmeli olarak istihdam edilen öğretmenler; Kamu Sağlık Çalışanları Yasası kapsamında zorunlu hizmet personeli ve asistan hekimlerle imzalanacak sözleşmeler; sağlık alanında kadro boşalması ve kamu yararı bakımından gereklilik ve aciliyet olması halinde istihdam edilen kamu sağlık çalışanları ile savunma hizmetleri maksadıyla öğrenci seçme, yerleştirme ve nasıp işlemleri ayrıca Kamu Hizmeti Komisyonunca seçim yasaklarından önce sınav tarihi belirlenmiş her türlü  yeterlik ve yabancı dil sınavları ile müracaatı tamamlanmış olan yeterlik ve yabancı dil sınavı haricindeki her türlü yazılı sınavın yapılması  bu madde kurallarındaki yasaklara bağlı değildir.

Devlet hizmetinde, Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet Meclisi Genel Sekreterliği Örgütü, Başbakanlık ve bakanlıklarda ve bunlara bağlı daire, kurum ve kuruluşlarda, kamu tüzel kişilerinde, katma bütçeli veya döner sermayeli kurum ve kuruluşlarda, kamu iktisadi teşebbüslerinde veya kamu iştiraki ile kurulan teşebbüs, müessese ve işletmelerde ve belediyelerde istihdam edilmiş sözleşmeli personelin sözleşmelerinin seçim yasakları süresi içinde bitmesi halinde, sözleşmeleri en fazla üç aylık süre için aynı koşullarda yenilenebilir ve/veya uzatılabilir.

(3) Adaylar, herhangi bir spor kulübü, dernek, hayır kurumu ve benzeri yerlere her ne ad altında olursa olsun herhangi bir maddi katkıda bulunamazlar;

(4) İskan Topraklandırma ve Eşdeğer Mal Yasası kuralları uyarınca başlanmış kaynak paketindeki kaynak dağıtımı, münferit kaynak dağıtımı, yeni kaynak paketi açılması, yeni kiralama ve yeni tahsis ile ilgili işlemlerin yapılması durdurulur;

(5) İlgili mevzuat uyarınca yapılan alçak orman arazisi, hazine malları, hali araziler ve/veya Anayasanın 159’uncu maddesi kuralları uyarınca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına kayıtlı bulunan malların kiralama işlemleri durdurulur;

(6) Konut Edindirme Yasası kuralları uyarınca kırsal bölgelerdeki yeni arsa dağıtımları durdurulur;

(7)  Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) Yasası kuralları uyarınca İzin Kurulu tarafından yeni izin verilemez;

(8) Akaryakıt istasyonu açma ile ilgili ön izin ve/veya izin verilemez;

(9) Devlet ve/veya kamu kurum ve kuruluşlarının her aşamadaki ihale işlemleri   durdurulur;

Ancak zorunlu hallerde bu işlemlerin yapılabilmesi Yüksek Seçim Kurulunun iznine bağlıdır.

(10) Ateşli Silahlar Yasası kuralları uyarınca verilen her türlü tabanca taşıma ve/veya tasarruf izni verilemez;

(11) Yurttaşlık Yasası kuralları uyarınca her türlü yurttaşlığa kabul işlemlerinin yapılması durdurulur;

(12) Her ne ad altında ve her ne statüde olursa olsun ihdas edilmiş fonlardan personel istihdamı yapılamaz;

(13) Başka herhangi bir Yasada aksine kural bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kamu kaynaklarını kredi olarak kullanan bankalar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası dahil, yukarıda öngörülen süre içerisinde verdikleri kredileri en geç üç gün içerisinde Cumhuriyet Meclisinin bilgisine getirirler.”

-Açılış töreni ve nutuk yasağı

“Yasa’nın 80’inci maddesi uyarınca, seçimin başlangıç tarihinden seçim sonuçları ilan edilinceye kadar olan süre içinde, Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri, yerel kuruluşlar ve bunlara bağlı daire ve müessese ve ortaklık ile diğer kamu tüzel kişiliğine sahip kuruluşlara ait kaynaklardan yapılan iş ve hizmetler dolayısıyla açılış ve temel atma dahil törenler düzenlemek, nutuklar söylemek, demeçler vermek ve bunlar hakkında her türlü araçla yayınlarda bulunmak yasaktır.”

-Makam aracı yasağı

“Yasa’nın 81’inci maddesi uyarınca, seçimin başlangıç tarihinden seçim sonuçları ilan edilinceye kadar olan süre içinde; Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları yurt içinde yapacakları gezileri makam arabaları ve resmi hizmet araçları ile yapamazlar. Her ne amaçla olursa olsun yapacakları gezilerde, protokol gereği olan karşılama ve uğurlamalarla törenler yapılamaz ve resmi ziyafet verilemez. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar, seçim ile ilgili faaliyetlerinde ve konuşmalarında 5/1976 sayılı Seçim ve Halkoylaması Yasası kuralları ile bağlıdırlar.

Yasa’nın 82’nci maddesi uyarınca, seçimin başlangıç tarihinden seçim sonuçları ilan edilinceye kadar olan süre içinde, Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları ile adayların yurt içinde yapacakları gezilere hiçbir kamu görevlisi katılamaz.”

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakan Ünal Üstel, Akıllı Ulaşım Sistemleri Lansman Töreni’nde yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Anavatan Türkiye iş birliğinde hayata geçirilen yapay zekâ destekli trafik güvenliği sistemlerinin temel amacının ceza kesmek değil, vatandaşların can güvenliğini sağlamak olduğunu vurguladı.

Törende konuşan Üstel, hükümet olarak göreve geldikleri ilk günden bu yana halkın ihtiyaçlarını esas alan yatırımlara öncelik verdiklerini belirterek, “Vatandaşlarımızın can güvenliğini ve huzurunu koruyan tüm yatırımları öncelikli alanlarımız arasında tuttuk. Trafik güvenliği de bu anlayışın en önemli başlıklarından biridir” dedi.

“Asıl sorun sürücü davranışları”

Üstel, son yıllarda altyapı ve teknik imkânların önemli ölçüde iyileştirildiğini ancak trafik kazalarının hâlâ can yakmaya devam ettiğini ifade ederek, polis raporlarına göre kazaların büyük bölümünün dikkatsiz sürüş ve aşırı hızdan kaynaklandığını söyledi.

“Trafikte temel sorun sürücü davranışlarıdır. Bu sorunu ortadan kaldırmak devletin sorumluluğudur” diyen Üstel, bu anlayışla hız kaynaklı can kayıplarını azaltmak amacıyla yeni nesil teknolojik sistemlerin devreye alındığını kaydetti.

“Bu kameralar ceza makinesi değil”

Yapay zekâ destekli sabit hız kameralarının yalnızca ceza yazan sistemler olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğunu belirten Üstel, “Bu sistemlerin amacı ceza kesmek değil, can kurtarmaktır. Trafikte kaybedilen her can, bir annenin evladını, bir ailenin geleceğini kaybetmesi demektir. Bu kayıplar aynı zamanda ülkenin geleceğinden kopan parçalardır” ifadelerini kullandı.

Trafik kazalarının ekonomik boyutuna da değinen Üstel, kazaların önlenmesiyle birlikte kaynakların eğitim, sağlık ve altyapı gibi alanlara daha fazla aktarılabileceğini dile getirdi.

“Yerli ve milli teknoloji ulusal güvenlik meselesidir”

Üstel, akıllı ulaşım sistemlerinin yalnızca trafik güvenliği açısından değil, iç güvenlik bakımından da stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, “Bugün kullanılan teknolojilerin yerli ve milli olması bir tercih değil, ulusal güvenlik zorunluluğudur. Dışa bağımlı sistemlerle gerçek güvenlik sağlanamaz” dedi.

Sistemlerin, aranan ve şüpheli araçları tespit edebildiğini, güzergâh analizleri yapabildiğini ve emniyet birimlerine anlık, güvenli veri sunduğunu belirten Üstel, bu altyapının iç güvenliğe de önemli katkı sağladığını söyledi.

“Lisans ücreti yok, kontrol tamamen bizde”

Türkiye Cumhuriyeti’nin yerli ve milli savunma sanayi vizyonuna işaret eden Üstel, Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu bu vizyon sayesinde Türkiye’nin dünyayla yarışan bir teknoloji seviyesine ulaştığını ifade etti.

“Kurulan bu sistemlerle artık yazılımlar bize ait, veriler bizim kontrolümüzde. Lisans ücreti ödemiyoruz ve en önemlisi dışa bağımlılık sona eriyor” diyen Üstel, bu adımın egemenlik ve iç güvenlik açısından da son derece önemli olduğunu vurguladı.

130 sabit, 20 mobil kamera devrede

Teknik detayları da paylaşan Üstel, 2006 yılında kurulan eski sabit hız tespit kameralarının tamamen devreden çıkarıldığını, yerlerine yapay zekâ destekli akıllı hız tespit sistemlerinin kurulduğunu açıkladı.

Mevcut noktalara ek olarak 30 yeni noktaya kamera yerleştirildiğini belirten Üstel, “Toplamda 130 sabit kamera ile Polis Genel Müdürlüğü’ne teslim edilen 20 mobil kamera aktif durumdadır. Bu sistemlerin tamamı, yazılımı ve altyapısıyla birlikte Türkiye Cumhuriyeti tarafından KKTC’ye hibe edilmiştir” dedi.

Son dört aydır test sürecinde olan sistemlerle ilgili kamuoyunda dile getirilen “arızalı”, “güneşe dayanamadı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Üstel, bu süreçte herhangi bir cezai işlem uygulanmadığını ve toplu ceza kesilmesinin söz konusu olmayacağını da özellikle ifade etti.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı kabul etti.

Cumhurbaşkanlığı Yerleşkesinde yer alan görüşme yaklaşık bir buçuk saat sürdü.

İlk olarak heyetler arası, ardından baş başa gerçekleşen görüşmenin ardından Erhürman ve Yılmaz açıklamalarda bulundu.

” ZAMAN ZAMAN BİR ARAYA GELEREK KONULARI İSTİŞARE ETMEK BİZİM İÇİN ÖNEMLİ”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkinin “başka herhangi iki devlet arasındaki ilişkilere benzetilemeyeceğini” vurgulayarak, zaman zaman bir araya gelebilmenin ve konuları konuların istişare içinde yürütmenin önemine dikkat çekti.

“EŞİT EGEMENLİK HAKLARIMIZIN SAHADA İHLAL EDİLMESİNE TAHAMMÜL GÖSTERMEYECEĞİZ”

Erhürman, Kıbrıs konusuna yaklaşımında “görüşme masası” ile “müzakere masasını” ayırdığını kaydederek, bu süreçte geçmişte yaşananların göz önünde bulundurulduğunu belirtti. Kıbrıs Türk halkının adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olarak eşit egemenlik haklarına sahip olduğuna işaret eden Erhürman, bu hakların sahada ihlal edilmesine tahammül göstermeyeceklerini söyledi. Erhürman, özellikle son dönemde AB Dönem Başkanlığıyla birlikte bazı yaklaşımların daha da kabul edilemez noktalara taşındığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erhürman, Kıbrıs Türk tarafının tarih boyunca hiçbir dönemde masadan kaçmadığını, ancak masada olmanın haklardan, menfaatlerden ve siyasi eşitlikten vazgeçmek anlamına gelmeyeceğini vurguladı.

Masa dışında da bir “dünya” bulunduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin diplomatik yollarla Kıbrıs Türk halkının dünyayla ilişki kurmasına katkı koyduğunu söyleyen Erhürman, göreve geldiği gün itibarıyla bu anlayışla beraber çalışmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti; iş birliğinin devamını diledi.

CEVDET YILMAZ: HEM KIBRIS KONUSU HEM DE KKTC’İN KALKINMASI İÇİN ÇALIŞMALARIMIZ SÜRÜYOR

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, bugün tekrar Cumhurbaşkanlığı’nda bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilişkilerinin “çok özel” olduğunu söyledi; bu kapsamda yapılan görüşmelerin her zaman faydalı olduğunu dile getirdi.

Yılmaz, bir yandan Kıbrıs davasıyla ilgili ortak çalışmaların sürdüğünü, diğer yandan KKTC’nin kalkınması ve refahı için mali iş birliği programları çerçevesinde birçok projede ortak çalışma yürütüldüğünü belirterek, gelecek dönemde bunları artırarak devam ettirmeyi hedeflediklerini söyledi.

“ÜRETİMİN GELİŞTİRİLECEĞİ, KKTC’NİN KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURABİLECEĞİ BİR EKONOMİK YAPI ÜZERİNDE ÇALIŞACAĞIZ”

Kamu yatırımlarının yanında girişimcilik konusuna da daha fazla odaklanmak istediklerini kaydeden Yılmaz, özellikle kadın ve genç girişimciler başta olmak üzere üretimin geliştirileceği, Kuzey Kıbrıs’ın kendi ayakları üzerinde durabileceği bir ekonomik yapıyı nasıl sağlayacağı üzerinde çalışacaklarını belirtti. Yılmaz, bu kapsamda bugün hükümet yetkilileri ve iş dünyasıyla bir toplantı yapılacağını hatırlattı.

Türkiye’nin ana vatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs’la ilgili konuları yakından takip ettiğini ve Cumhurbaşkanı Erhürman’la diyalog içerisinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Yılmaz, “Kıbrıs Türkleri hiçbir zaman yalnız değildir.” vurgusu yaptı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, özellikle AB Dönem Başkanlığı vesilesiyle Rum kesiminin yaptığı açıklamaları kınadı; bu açıklamaların geçmişle ve bugünün gerçekleriyle örtüşmediğini söyledi. Yılmaz, “Haklı pozisyonumuzu sonuna kadar her platformda savunmaya devam edeceğiz.” dedi.

“EŞİT EGEMENİK ANLAYIŞINI İÇİNE SİNDİREMEYENLERİN ÇÖZÜMDEN BAHSETMEMESİ GEREKİR”

Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakkının tartışılamaz olduğunu söyleyen Yılmaz, “Eşit egemenlik anlayışını içine sindiremeyenlerin çözümden bahsetmemesi gerekir. Adanın gerçekleri ortadadır. İki ayrı devlet, iki ayrı halk vardır. Dolayısıyla bu gerçekleri tanımadan, görmeden ortaya konan söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur.” ifadelerini kullandı.

İki ayrı devlet olmasının iş birliği yapılmayacağı anlamına gelmediğini de vurgulayan Yılmaz, “en küçük iş birliği konusunda atım atmayanların imaj çabalarının boş olduğunu” ve iş birliği alanlarında adım atılmasını beklediklerini kaydetti. Yılmaz bunun aynı zamanda bir “samimiyet testi” olduğunu söyledi.

Dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğini, bu tür dönemlerde daha güçlü bir birlik ve beraberliğin önem kazandığını dile getiren Yılmaz, Rum tarafının adadaki Türk askeri varlığına ilişkin söylemlerini kabul etmediklerini ifade etti; tek taraflı yapılan ve adanın güvenliğini olumsuz etkileyen adımlarının görülmesi gerektiğini dile getirdi.

Yılmaz, Türk askerinin varlığının adaya istikrar ve güven getirdiğini, bunun yalnız Kıbrıs Türklerine değil Rumlara da katkı sağladığını belirtti.

Kuzey Kıbrıs’ın son yıllarda Türk Devletleri Teşkilatı ile İslam İşbirliği Teşkilatı başta olmak üzere çeşitli platformlarda daha görünür olmasının memnuniyet verici olduğunu söyleyen Yılmaz, Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası alanda daha aktif ve daha görünür hale gelmesi için desteğin süreceğini kaydetti.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Akıllı Ulaşım Sistemleri, Elektronik Denetim ve Akıllı Kavşak Projesi Lansman Töreni’nde yaptığı konuşmada, projenin yalnızca trafik güvenliğine değil, aynı zamanda iç güvenliğe, dijital egemenliğe ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağladığını vurguladı.

Yılmaz, törende yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Kıbrıs Türk halkının kalkınma sürecinin en büyük destekçisi olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere en kalbi selamlarını ve muhabbetlerini iletiyorum” dedi.

“Savunma sanayisindeki birikim sivil hayata taşınıyor”

Akıllı ulaşım sistemlerinin, çağın imkânlarının yenilikçi kamu politikalarıyla buluştuğu somut bir örnek olduğunu belirten Yılmaz, savunma sanayisinde geliştirilen teknoloji, disiplin ve mühendislik kültürünün sivil alanda günlük hayata yansıdığını söyledi.

Bu projenin, KKTC’de trafik güvenliğini güçlendiren ve vatandaşların günlük yaşamında doğrudan karşılık bulan önemli bir uygulama olduğunu ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayisinde son 20 yılda büyük bir dönüşüm yaşadığını vurguladı.

“Yüzde 80 dışa bağımlılıktan yüzde 80 yerli üretime”

Yılmaz, 2002 yılında savunma sanayisinde yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan Türkiye’nin, bugün yüzde 80’in üzerinde yerli ve milli üretim kapasitesine ulaştığını belirterek, “Bu sadece güvenliğimize ve bağımsız dış politikamıza değil, refahımıza da katkı sağlıyor. Savunma sanayi ihracatımız 10 milyar doları aşmış durumda” dedi.

Eskiden parasını ödedikleri halde kendilerine satılmayan ürünleri bugün dünyanın dört bir yanına ihraç eden bir ülke konumuna geldiklerini belirten Yılmaz, savunma sanayisinde elde edilen kazanımların diğer sektörlere yayılarak topyekûn kalkınmaya hizmet ettiğini ifade etti.

“KKTC ile iş birliği net takvim ve net kaynakla ilerliyor”

Türkiye’nin, KKTC’nin ekonomik yapısını güçlendirmeyi net takvim ve net kaynak esasına dayanan bir devlet politikası olarak ele aldığını vurgulayan Yılmaz, bu yaklaşımın temelini 1 Mart 2025’te imzalanan İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşmaları’nın oluşturduğunu söyledi.

2025 yılı anlaşmasının yaklaşık 21 milyar TL büyüklüğünde olduğunu belirten Yılmaz, bu kapsamda sağlık, eğitim, tarım, ulaştırma ve dijitalleşme başta olmak üzere birçok alanda vatandaşların hayatına doğrudan dokunan projelerin hayata geçirildiğini kaydetti.

“Sağlık ve eğitim yatırımları öncelikli”

Lefkoşa Devlet Hastanesi projesine özel önem verdiklerini vurgulayan Yılmaz, Girne ve Güzelyurt’taki sağlık yatırımları ile Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin modernizasyonunun tamamlanmasıyla KKTC’nin sağlık alanında farklı bir seviyeye ulaşacağını söyledi.

Eğitim alanında da okul yatırımlarına öncelik verdiklerini belirten Yılmaz, tarımsal üretimin desteklenmesi ve e-Devlet uygulamalarının yaygınlaştırılmasının kalkınma politikalarının temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti.

“Türkiye e-Devlet’te dünyada öncü ülkeler arasında”

Türkiye’nin e-Devlet alanında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını belirten Yılmaz, Avrupa Birliği endekslerinde Türkiye’nin 30 gelişmiş ülke arasında ilk 10’da bulunduğunu kaydetti.

“Bizden önde olan ülkelerin toplam nüfusu Türkiye’nin yarısına bile ulaşmıyor” diyen Yılmaz, Türkiye’nin e-Devlet sistemlerinin artık ihraç edilebilir bir seviyeye ulaştığını ve bu alanda önceliğin kardeş ülkelere verilmesi gerektiğini vurguladı.

“822 kilometrelik yol ağı tamamlandı”

Ulaştırma alanındaki yatırımlara da değinen Yılmaz, bugüne kadar İktisadi ve Mali İş Birliği Programları kapsamında 213 kilometresi bölünmüş yol, 433 kilometresi tek yol ve 176 kilometresi üçüncü sınıf yol olmak üzere toplam 822 kilometrelik yol ağının tamamlanarak trafiğe açıldığını söyledi.

Lefkoşa Çevre Yolu, Girne Köprülü Kavşağı ve Dağ Yolu Projesi gibi kritik projelerin KKTC halkının günlük yaşamına doğrudan katkı sağladığını belirten Yılmaz, köy yollarının iyileştirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti.

“150 yeni nesil yapay zekâ destekli sistem kuruldu”

Yılmaz, yol yatırımlarının yanında trafik güvenliğinin sağlanmasının da hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, Türkiye Cumhuriyeti kaynaklarından yaklaşık 5 milyon dolar ayrılarak KKTC genelinde 130 sabit ve 20 mobil olmak üzere toplam 150 yeni nesil hız tespit sisteminin kurulduğunu açıkladı.

Bu sistemlerin sonradan yapay zekâya entegre edilen değil, tasarım aşamasından itibaren yapay zekâ temelli olarak geliştirilen teknolojiler olduğunu vurgulayan Yılmaz, ada genelinde bütüncül ve merkezi bir denetim altyapısı oluşturulduğunu ifade etti.

“Yerli ve milli teknoloji siber güvenlik açısından hayati”

Sistemin tamamen yerli donanım ve yazılım bileşenleriyle kurulduğunu belirten Yılmaz, siber güvenliğin günümüzde en az fiziki güvenlik kadar önemli olduğunu söyledi.

Türkiye’de kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’na da değinen Yılmaz, “Yerli ve milli çözümleriniz yoksa finansal sistemlerinizden enerji altyapılarınıza kadar birçok alanda ciddi risklerle karşı karşıya kalırsınız” dedi.

“Toplumu gözetleyen değil, veriyi analiz eden bir sistem”

Akıllı ulaşım sistemlerinin bireyleri gözetleyen bir yapı olmadığına özellikle dikkat çeken Yılmaz, sistemin riskli sürüş davranışlarını, trafik yoğunluğunu ve tehlikeleri analiz ederek denetimi planlı ve öngörülebilir hale getirdiğini söyledi.

Bu yaklaşımın emniyet birimlerinin sahadaki etkinliğini artırırken operasyonel yükü de azalttığını ifade eden Yılmaz, elektronik denetim altyapısının akıllı kavşak uygulamalarıyla entegre şekilde çalışacağını kaydetti.

Radarsan vurgusu

Projenin, Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki olan Radarsan tarafından hayata geçirildiğini belirten Yılmaz, algılama, görüntü işleme, sensör entegrasyonu ve ileri veri analizi kabiliyetlerinin trafik güvenliği için sahaya uyarlandığını sözlerine ekledi.

Devamını Oku

Trending

Reklam