Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

“10 yıl içerisinde 314 kilometre daha yol yapımı gerçekleştirilecek”

Published

on

TC Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, KKTC’de 10 yıl içerisinde 221 kilometre bölünmüş yol ve 93 kilometre 1. sınıf yol olmak üzere 314 kilometre daha yol yapımı gerçekleştireceklerini bildirdi.

Karaismailoğlu ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Eroğlu Canaltay, Bakanlıktaki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi.

Türkiye ile KKTC’nin ortak tarihi ve kültürel yapısı ile etle tırnak gibi olduğunu dile getiren Karaismailoğlu iki ülkenin kaderi, dünü, bugünü ve yarınının ortak olduğunun altını çizdi. Karaismailoğlu, KKTC’nin güçlenerek bölgede söz sahibi olmasının en önemli hedefleri arasından olduğunu belirterek “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Kıbrıs Türk halkının huzuru, refahı, kalkınması ve güvenliğinin sağlanması için üzerimize düşen tarihi vazifeyi yerine getirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Kıbrıs davasına sahip çıkmanın, geçmişe saygının gereği ve geleceğe yönelik güçlü bir ülkü olduğunu vurgulayan Karaismailoğlu, şöyle devam etti:

“Bu ortaklık çerçevesinde ülkemizin lojistik bir güç olması yolunda yaptığı yatırımlarla KKTC’nin de önemli katkılar elde etmesi, bölgede ekonomi ve istihdamın artması hedeflerimiz arasında yer almaktadır. 2003 yılından bu yana yapılan ve planlanan yatırımlar ile Asya, Avrupa ve Afrika arasında lojistik merkez olma yolundaki hedefimiz, aynı zaman bölgesel güç irademizi güçlendirirken, küresel bir güç olma yolundaki adımlarımızı da desteklemektedir. Türkiye’nin bölge ve dünyadaki gücünün artması, şüphesiz KKTC’nin de özellikle Doğu Akdeniz havzasındaki gücünü ve etki alanını perçinleyecektir. Bu da her iki ülke için bir bütün içerisinde hareket etmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. Türkiye’nin bütünsel kalkınması, KKTC’nin de bütünsel kalkınması anlamını taşımaktadır.”

Karaismailoğlu, bu bütünlüğün gereği olarak KKTC’nin Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ile kara, hava, demir ve deniz yollarındaki ulaşım modlarının yanı sıra iletişim ve haberleşme projelerinde de yoğun iş birliği içerisinde olduklarını aktardı.

İki ülke arasında 1988-2020 yıllarını kapsayan kara yolları alanındaki iş birliği kapsamında, KKTC’de 19 ayrı yol kesiminde 181 kilometre bölünmüş yol ile 20 ayrı yol kesiminde de 421 kilometre tek yol olmak üzere toplam 602 kilometre yolu yaparak hizmete açtıklarını bunun yanında 5 önemli kara yolu ile ilgili yatırımlara devam ettiklerini söyleyen Karaismailoğlu, ülkeler arasında mevcut kara yolu anlaşmalarını yenileyerek şubatta Karayolları 2021-2022 Uygulama Protokolü’nü imzaladıklarını anımsattı.

Karaismailoğlu, kara yolu anlaşmalarını 2020-2030 yıllarını kapsayacak şekilde genişlettiklerini, 10 yıl içerisinde KKTC’de 221 kilometre bölünmüş yol ve 93 kilometre 1. sınıf yol olmak üzere 314 kilometre daha yol yapımı gerçekleştireceklerinin altını çizdi.

KKTC’nin kara yollarındaki trafik güvenliği ve radar sistemlerinin kurulumunda da iş birliğinin güçlenerek devam ettiğine dikkati çeken Karaismailoğlu, şunları kaydetti:

“Şunu da belirtmek isterim ki iş birliğimiz yalnızca kara yolları ile sınırlı değildir. Bu yıl imzaladığımız anlaşmalarla iki ülke arasına Gemi Trafik Hizmetleri Sistemini kuracağız. Bu proje iki ülke arasında stratejik öneme sahiptir. İki ülke Bakanlıkları arasında gemi arama kurtarma faaliyetleri ile KKTC’deki limanların özelleştirilmesi çalışmalarını takip ediyoruz. Gazimağusa ve Girne limanlarının geliştirilmesi, Kalecik’te ise yeni bir yük limanı yapımı için çalışmalarımız sürdürüyoruz. Hem Türkiye’nin hem de KKTC’nin denizlerdeki hakimiyetini güçlendirmek için attığımız adımların, her iki ülkenin gelecek kuşakları için en kısa sürede istihdama dönüşeceğini biliyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda KKTC’nin Uluslararası Deniz Seyir Yardımcıları ve Fener Otoriteleri Birliğine üyeliği bizleri sevindirmiştir. Ayrıca, KKTC ile Sivil Havacılık İşbirliği Anlaşmamızı geliştirerek sürdürdüğümüzü de belirtmek isterim.”

Bakan Karaismailoğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünce yürütülen ve yapımı devam eden Ercan Havalimanı’nda 1. etap çalışmalarının bu yılın sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini dile getirdi.

İki ülke arasında yayıncılık ve haberleşme alanlarındaki iş birliğini de geliştirmeyi ihmal etmediklerini vurgulayan Karaismailoğlu, “Bu açıdan geçtiğimiz günlerde açılışını yaptığımız Yeni Türkiye’nin sembolü olan Çamlıca Kulesi’nin gerek mühendislik gerekse haberleşme kabiliyeti açısından katkılarının ne kadar önemli olduğuna ilerleyen günlerde hep birlikte şahit olacağız. Ülkelerimiz arasındaki ortak projelerin hızlandırılması konusunda her iki taraf da güçlü bir ortak iradeye sahiptir.” şeklinde konuştu.

Karaismailoğlu, Türkiye ile KKTC arasında, bayındırlık ve ulaşım sektörlerinin yanında, ticaret, turizm, enerji, eğitim ve kültürel konularda iş birliğini güçlendirerek sürdürdüklerini belirterek “Ülkemizin Doğu Akdeniz’deki enerji arama ve sondaj çalışmalarındaki yeni müjdelerimizle iş birliği imkanlarımızın daha da gelişeceğini vurgulamak isterim.” diye konuştu.

Bakan Canaltay da konuşmasında Türkiye’nin her zaman için tüm dünyaya açılan kapıları olduğunu söyledi. Bakanlık olarak Türkiye ile ilişkileri geliştirerek daha da güçlendirmek için çalışmalarına devam ettiklerini anlatan Canaltay, “Anavatan Türkiye’nin KKTC’de bir çok projesi vardır. Bunların hayat bulması, hızlanması ve daha bir çok projede el ele yürüyebilmemiz için Sayın Bakanımızın gösterdiği desteğe ve işbirliğine tekrardan teşekkür ediyorum.” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakanı Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin yabancı ülkelerle yaptığı askeri anlaşmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Üstel, yazılı açıklamasında, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in değerlendirmelerine tepki göstererek, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri görmezden gelmeye devam ettiğini belirtti.

Rum lider Hristodulidis’in “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım, anlaşmalar yapmaya devam edeceğiz” yönündeki ifadelerini eleştiren Üstel, bu yaklaşımın Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok saydığını vurguladı.

Üstel’in açıklaması şöyle:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in, Güney Kıbrıs’ın Fransa başta olmak üzere yabancı devletlerle yaptığı tek taraflı askeri anlaşmalara yönelik haklı eleştirilerimize verdiği yanıt, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçekleri kabullenmekten ne denli uzak olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

 

Hristodulidis’in, “Ben Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım. Artık herkesin bunu anlamasının vakti geldi. Avrupa Birliği üyesi bir devletiz, Birleşmiş Milletler üyesi bir devletiz ve anlaşmalar imzalamaya devam edeceğiz” şeklindeki açıklaması; Kıbrıs Türk halkının kurucu ortaklık haklarını ve siyasi eşitliğini yok sayan zihniyetin devam ettiğinin açık bir ifadesidir.

 

Öncelikle bilinmelidir ki; 1960 yılında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum halkının eşit ortaklığı temelinde tesis edilmiştir. Bu ortaklık; Garanti Anlaşması, İttifak Anlaşması ve anayasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır. Ancak Rum tarafı, 1963 yılında Kıbrıs Türk halkını devlet kurumlarından silah zoruyla dışlayarak bu ortaklık düzenini, gasp ve işgal ederek, fiilen ortadan kaldırmış; ardından da tek meşru otoriteymiş gibi davranmaya başlamıştır.

 

Dolayısıyla Hristodulidis’in temsil ettiğini iddia ettiği yapı, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortaklık niteliğini yitirmiş bir yapıdır.

 

Yani Hristodulidis’in “istediğim ülkeyle istediğim anlaşmayı yaparım” anlayışıyla hareket etmesi, hukuki dayanaklardan da yoksundur.

 

Son dönemde özellikle Fransa ile yapılan savunma anlaşmaları, yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve İsrail başta olmak üzere farklı aktörlerle geliştirilen askeri iş birlikleri; Güney Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz’de bir askeri üs ve silahlanma merkezine dönüştürme riskini beraberinde getirmektedir.

 

Bu yaklaşım yalnızca Güney Kıbrıs’ın değil, Ada’nın genelinin ve tüm bölgenin güvenliğini tehdit etmektedir.

 

Orta Doğu’daki çatışmaların derinleştiği bir dönemde, Güney Kıbrıs’ın bu yönde adımlar atarak kendisini ve adayı büyük güç rekabetinin parçası haline getirmesi son derece sorumsuz bir yaklaşımdır.

 

Bu politikalar, yalnızca Kıbrıs Rum halkını değil, Türk halkını da ciddi güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır.

 

İşte tam da bu nedenle adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğunu vurguluyoruz. Zira Kıbrıs Türk halkının hak ve hukukunu yok sayan bir anlayışın, tüm adayı temsil ettiğini iddia etmesi kabul edilemezdir.

 

Rum liderliğine çağrımız açıktır:

Adayı yabancı askeri güçlerin çıkar alanına dönüştürmekten vazgeçin. Adayı çatışmaların merkezine taşımayın.

 

Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında, 50 yılı aşkın süredir barış ve huzur içerisinde yaşamaktadır.

 

Bu gerçek ortadadır.

 

Ve bu gerçeği değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KSTÜ) başlatılan “sahte diploma” soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan sanık Fatma Ünal, bugün yeniden Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Ünal’ın davası itham için, 10 Haziran Çarşamba gününe ertelendi.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyeti huzurunda görüşülen duruşmada, iddia makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz ve sanık avukatı Doğa Zeki hazır bulundu.

Sanık avukatı Doğa Zeki, mahkemede söz alarak, davayla ilgili alınması gereken ve mahkemeye sunulan emareler, dava ithamnamesi ve tanık ifadelerine ihtiyaç olduğunu söyledi.

Zeki, ayrıca müvekkiliyle ilgili yeni bir dava ikame edilmesinin beklendiğini öğrendiğini belirtti.

Savcı da, istenilen evrakların kendilerine verileceğini ifade etti.

Sanık Fatma Ünal’ın Güzelyurt Kaza Mahkemesi’ndeki ilk tahkikat duruşmasında, 41 emare sunulmuş ve toplam beş tanık dinlenmişti.

Sanık, “Sahte Resmi Belge Düzenleme”, “Sahte Resmi Belgeyi Tedavüle Sürme”, “Sahte Resmi Belge Düzenlenmesini Tahrik Etme” ve “Yetkisiz Belge Düzenleme” suçlaması olmak üzere toplam 16 ayrı davadan itham edilmişti.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, partisinin Maraş buluşmasında yaptığı açıklamadan bir paylaşım yaptı.

Bakan Erhan Arıklı, “Biz sahaya çıktık. Isınma hareketleri yapıyor, Ekim ayındaki maç için rakiplerimizi bekliyoruz. Sahte anketlerle, algı operasyonları ile maç kazanılmaz. Maç sahada kazanılır. Maçın sonucunu belirleyecek olan da halktır…” ifadelerini kullandı.

Arıklı, “Sahada herkes yaptıklarının ve yapamadıklarının hesabını verecek. Geçmişte hükumeti bırakıp kaçanlar, bu sefer halka reçetelerini de sunmak zorundalar” dedi.


Devamını Oku

Trending

Reklam