Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı kabul edildi… Ölümlü trafik kazalarında hapis cezası üst sınırı 14 yıla çıkarıldı

Published

on

Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı kabul edildi… Ölümlü trafik kazalarında hapis cezası üst sınırı 14 yıla çıkarıldı
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu Olağanüstü toplantısında Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı oy birliğiyle kabul edildi.

Yapılan değişiklikle, ölümlü trafik kazalarında verilecek hapis cezalarında mahkemenin takdir yetkisi genişletilerek, üst sınırı yedi yıldan on dört yıla çıkarıldı.

Bunun yanında, mahkemenin ehliyete el koyma veya ehliyet sahibi olmaktan men etme yetkisine açıklık getirmek amacıyla, öğrenci ehliyeti de dahil olmak üzere hangi ülkede verildiğine bakılmaksızın bu yetkinin genişletilmesi düzenlendi.

Araç sürücüsünün beş gün içerisinde mahkemeye çıkarılması kuralı, sürücünün kaçması veya hastanede olması gibi durumlarda uygulamada sıkıntı çekildiği gerekçesiyle beş iş günü olarak düzenlendi.

Meclis Genel Kurulu’nda gündem gereği son olarak Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın görüşmesine geçildi. Genel Kurul’da daha sonra 3. görüşmesinin de yapılmasına yönelik tezkere okunarak oybirliğiyle kabul edildi.

İlk olarak yasa tasarısına ilişkin Hukuk Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi’nin raporu Komite Başkanı Yasemi Öztürk tarafından okundu. Tasarının gerekçesini okuyan Öztürk, komitede tasarının oy birliğiyle kabul edildiğini vurguladı.

Rapor ardından söz de alan Komite Başkanı Öztürk, son zamanlarda artış yaşanan ölümlü kazalardan dolayı böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Öztürk, Komite’de bağlantılı 3 yasa daha olduğunu kaydederek, bu yasalarla birlikte daha az trafik kazası olması temennisinde bulundu.

Tasarıya ilişkin söz alan Komite üyesi, CTP Milletvekili Ongun Talat, yapılan değişiklikle, ölümle sonuçlanan trafik kazalarda üst sınırın 7 yıldan 14 yıla çıkarıldığını kaydetti, ancak bu değişikliğin kazaların önlenmesinde yeterli olmadığını, meselenin bütünlüklü olarak ele alınması gerektiğini belirtti.

Talat, bu kapsamda hükümetin yükümlülükleri konusunda eksiklikleri olduğunu söyleyerek, geçen günlerde ölümlü bir kazanın yaşandığı yol olan Kuzey Lefkoşa Çevre Yolu’nun ışıklandırılması için 2,2 milyona ihtiyaç duyulduğunun ifade edilmesi ancak bunun bu paranın bulunamamasını eleştirdi.

Bir TSK mensubu sürücünün neden olduğu ölümlü kazada da söz konusu sürücünün ülkenin yargı yetkisinin dışına çıkarıldığını söyleyen Talat, trafiğe ilişkin yasalar üzerinde neden çalışıldığını sordu, aynı hafta içerisinde komitede trafik yasa tasarıları üzerinde çalışırken, “anlamsız bir iş yaptıkları” hissine kapıldığını kaydetti.

Hafta içerisinde UBP Girne Kadın Kolları Başkanı’nın mahkemeye getirilmesi ve teminatla serbest bırakılmasını eleştiren ve ülkede bir takım ayrıcalıklı muameleler yapıldığını savunan Talat, mahkemenin bu konuda iş birliği içerisine girmiş olabileceği düşüncesinden üzüntü duyduğunu ifade etti. Talat, bunun “eşit muameleye aykırı bir durum olduğu” düşüncesini paylaştı. Mahkemeye getirip-götürmeler, masumiyet karinesi gibi konularda avukatlar olarak yıllardır benzer uygulamalar için çağrıda bulunduklarını ancak bugüne kadar kimsenin dikkate almadığını savunan Talat, bu olayla başlatılan farklı uygulamanın sonraki kişiler için de geçerli olmasını temenni etti.

Milletvekili Talat, dün yapılan Barolar Birliği Olağanüstü Genel Kurulu’na değinerek, Yüksek Adliye Kurulu’nun yargıç atama ve terfilerindeki kriterlere ilişkin yasa çalışması başlatılması kararı alındığını hatırlattı. “En büyük güvencemiz dediğimiz yargıyla ilgili bir takım düzenlemelere ihtiyacımız var.” diyen Talat, milletvekillerinden bu konuda destek istedi.

Komite üyesi CTP Milletvekili Ürün Solyalı da, tasarıya ilişkin söz alarak, yapılan değişiklik hakkında bilgi verdi, bu önemli değişikliğin hükümete yüklediği sorumluluğun gözden kaçırılmaması gerektiğini kaydetti.

Solyalı, “Yol yok, ışıklandırma yok, eğitim yok, eğitmenlerin, okulların bir standardı yok, denetim yok.” diyerek bir takım eksikliklere işaret etti. Solyalı, hükümete seslendi; “Size 7 yıldan 14 yıla çıkan bir sorumluluk yüklüyoruz.” dedi.

Solyalı, “Hiçbir dönemde siyasetin mahkeme üzerinde bu kadar pençelerini çıkardığı bir zaman dili görmedim.” diyerek, mahkemenin bağımsızlığının korunması gerekliliğine vurgu yaptı. Solyalı, yargıda pazarlık payı olmaması ve kimseyle alakalı bir imtiyaz sağlanmaması gerektiğini kaydetti.

Ceza Yasası’nda kazalardaki suçları değerlendirmenin mahkemenin takdirine bırakıldığını kaydeden Solyalı, mahkemenin gerekli değerlendirmeleri en doğru şekilde yapacağına inanç belirtti, bu tasarının bir sürecin başlangıcı olduğunu ifade etti.

– Besim

Solyalı’nın ardından söz alan CTP Milletvekili Filiz Besim de, cezaların caydırıcı bir unsur olmadığını kaydetti.

Besim, trafik kazalarını önlemenin bir eğitim ve kültür meselesi olduğunu belirterek, Trafik Eğitim Parkı’nın kapatılmasını eleştirdi.

Yolların ışıksızlığı hakkında konuşan ve bunun kabul edilebilir olmadığını söyleyen Besim, trafik adına hükümet tarafından şu ana kadar yapılan tek şeyin cezaların artırılması olduğunu savundu.

Toplu taşıma, trafikte uyuşturucu testi gibi atılması gereken adımlara da değinen ve trafiğe ilişkin birçok tüzüğün düzenlenmediğini savunan Besim, hükümeti “beceriksiz olmakla” eleştirdi.

Milletvekili Besim, trafikle ilgili tüm çalışmaların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini kaydederek, “Çözmüyorsunuz. Yapmıyorsunuz. Başka şeylerle ilgileniyorsunuz.” dedi.

– Atun

UBP Milletvekili Sunat Atun ise, trafik meselesinin ülkede birçok cana mal olduğunu kaydederek, bunun ülkedeki en genel sorunların bir tanesi olduğunu belirtti.

Atun, caydırıcılığın dolaylı bir etken olduğuna işaret ederek, yapılması gerekenin iş olup bittikten sonra kişiyi cezalandırmak değil, toplumsal seferberlikle kazayı önleyecek adım atmak olduğunu söyledi.

Trafik eğitiminin küçük yaşlardan itibaren başlaması gerektiğini ifade eden Atun, trafikte uyuşturucu ve alkol kullanımı hakkında konuştu, alkolün serbestliğini ve ucuzluğunu eleştirdi.

Yollarda alkollü içecek reklamlarının fazlalığına da değinen Atun, alkol ve sigaradaki vergi seviyelerinin de düzenlenmesi gerektiğini söyleyerek, bu konuya “negatif dışsallık” gözüyle bakılması gerektiği düşüncesini paylaştı.

Milletvekili Atun, “Elbette cezalar yapılacak. Ancak tek bir Bakanlık değil, hepimiz bu mesuliyetin altına girip bir hareket planı oluşturmamız gerekiyor.” dedi.

CTP Milletvekili Fikri Toros da, yol güvenliği konusunda Avrupa Birliği standartlarıyla uyumlu olmanın önemine işaret etti.

Toros, trafikte aktif ve pasif önlemler olduğunu kaydederek, aktif önlemlerin kazaları önlemek için alınan önlemler, pasif önlemlerin ise kazalar vuku bulduktan sonra ceza ve telafileri içerdiğini, üzerinde durulması gerekenin aktif önlemler olduğunu kaydetti.

“Yollarda emniyet şeridinin ihmal edildiği, yolların meyillerinin yanlış olduğu, kedi gözü monte edilmeden inşaatların teslim alındığı, şehir içi yollarda bisiklet şeritlerinin olmadığı” gibi bir takım gözlemlerini paylaşan Toros, bu kapsamda yol gösterilirken hükümet temsilcililerinin kendileriyle hem fikir olduğunu ancak hayata geçirme konusunda hiçbir adım atılmadığını savundu.

Kuzey Çevre Yolu’nun tamamlanmış bir yol olmadığını öne süren ve eksikliklerini sıralayan Toros, “Bu yolu neden açtınız?” diye sordu.

Milletvekili Toros, Bakanlığın trafik konusunda bir taahhütte bulunması gerektiğini ifade etti.

– Arıklı

Milletvekillerinin ardından söz alan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, önemli bir yasanın geçiyor olduğuna ve büyük bir boşluğun doldurulacağına işaret ederek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Arıklı, Bakanlık olarak hazırladıkları yasa tasarısında, üst sınırı 10 olarak belirlediklerini hatırlatarak, bunu 14’e çıkaran Komite’ye de ayrıca teşekkür etti.

Yakın zamanda Motorlu Araçlar ve Yol Trafik (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın da Genel Kurul’a geleceğini ve trafikteki diğer cezalarda da artışa gidileceğini kaydeden Arıklı, bu tasarıda cezaların 100’de 200’lere çıkarıldığını, gelecek tasarıda özellikle 100 promil üzerinde alkollü araç sürenlerin ehliyetine el konulması ve asgari ücretin 2 katı ödeme gibi cezaların yer aldığını belirtti.

Dünya genelinde, alınan tüm tedbirlere rağmen, trafik kazalarının ve ölümlerin devam ettiğini, bunu sıfırlamanın mümkün olmadığını söyleyen Arıklı, bu yılki ölümlü trafik kazalarının sürücülerden kaynaklı olduğunu yineleyerek, polis raporlarında yer alan “aşırı hız, alkol, dikkatsiz sürüş, cep telefonu” suçlarına işaret etti.

Milletvekili Besim’in sorguladığı tüzüklere de işaret eden Arıklı, gerekli altyapılar hazırlanmadığı için bu tüzüklerin geri çekildiğini belirtti.

Göreve gelir gelmez müfettiş sayısını artırmak istediğini de söyleyen Bakan Arıklı, tüm çabalarına rağmen Kamu Hizmeti Komisyonu’nun ilgili sınav için en erken eylül ayına kabul verdiğini söyledi.

Eksikliklerin farkında olduklarını, ancak onca yılın eksikliklerinin sorumlusunun kendi dönemiymiş gibi davranılmasının doğru olmadığını dile getiren Arıklı, yapılması gerekenin karşılıklı suçlama değil, bütçe yaratmak olduğunu; bunun arayışı içerisinde olduklarını kaydetti.

Arıklı, “Gelin hep birlikte alkole karşı, süratli sürüşe karşı kampanya başlatalım.” diye çağrıda bulunarak, 300 tane hız kameranın ülkeye getirilmesi için başlattığı çalışmayı hatırlattı.

Milletvekili Besim, bunun üzerine, trafik tüzüklerinin kendi dönemlerinde hazırlandığını ancak vakit yetmediği için geçirilmediğini belirterek, Bakan Arıklı’nın “altyapının yetersizliği” ifadesini eleştirdi, göz, kulak muayenesi için altyapıya ihtiyaç duyulmadığını söyledi.

CTP Milletvekili Erkut Şahali de söz alarak, 5 yıldır CTP’nin hükümette olmadığını hatırlatarak, kendileri döneminde hazırlanmış olan tüzüklerin devamının getirilmemesini eleştirdi.

Şahali, “Ya iş yapacaksınız ya da çekip gideceksiniz.” diyerek, sordukları sorulara yanıt beklediklerini kaydetti.

Bugün sürücülere yönelik cezaların artırıldığı bir tasarının görüşüldüğünü belirten Şahali, yollardaki alt yapı eksiklikleri nedeniyle yaşanan kazalarda, idarenin sorumluğunu artıran düzenlemelerin nerede olduğunu sordu.

Söz konusu yasa tasarısının, diğer cezaları da içeren tasarıyla neden gelmediğine de sorgulayan Şahali, ülkede elektrik, eğitim altyapısı, devlet yönetimi gibi konularda ciddi sorunlar yaşandığını söyleyerek, 5 yıldır hükümette olanların bunları düzeltmesi gerektiğini kaydetti.

Şahali’nin konuşması esnasında yerinden söz alan Bakan Arıklı, diğer yasa tasarısının gelmeme sebebini açıklayarak, tasarının Savcılık’a gönderildiğini, ancak nisan ayından beri görüş olmadığını bildirdi.

Ardından yasa tasarısı madde madde ve ardından bütünüyle oylandı. Yasa tasarısı oy birliğiyle kabul edildi.

Yasa tasarısının kabulüyle Meclis Genel Kurulu Olağanüstü toplantısı tamamlandı.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Haspolat – Güngör ana yolunun batı kısmındaki ormanlık alanda yangın çıktığı, soğutma çalışmalarının sürdüğü açıklandı.

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye, bugün saat 10.45’te Haspolat-Güngör ana yolunun batı kısmındaki ormanlık alanda henüz tespit edilemeyen sebepten dolayı çıkan yangına itfaiye, Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı ve Orman Dairesi ekipleri müdahale etti. Yangın söndürme çalışmalarına sivil bir şahsa ait kepçeyle ve askeri personelle destek verildi.

Yangında yaklaşık 20 dönümlük alandaki maki bitki örtüsü, kuru otlar, çöp ve molozlar tamamen, yaklaşık 10 çam ağacı kısmen yandı.

Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

 


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın (KTSO), KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki fiyat farklılarını ortaya koymak amacıyla hazırladığı “Kuzey Kıbrıs – Güney Kıbrıs Fiyat Araştırması Raporu | Mayıs 2026” kamuoyuyla paylaşıldı. Bağımsız danışmanlık kuruluşu Prologue Consulting Ltd tarafından hazırlanan araştırmada, 74 temel tüketim ürününden oluşan sepet üzerinden karşılaştırma yapıldı.

Araştırma sonuçlarına göre, ürün sepetindeki ürünlerin yüzde 79,5’i Kuzey Kıbrıs’ta Güney Kıbrıs’a kıyasla daha ucuz bulunurken, ürünlerin yüzde 20,5’inde ise Güney’in daha ucuz olduğu tespit edildi.

Raporda, özellikle yerli üretimin bulunduğu ürün gruplarında fiyat avantajının çok daha belirgin olduğu vurgulandı. Buna göre, Kuzey’de yerli üretimi bulunan ürünlerin yüzde 90’ı Güney’e göre daha uygun fiyatla tüketiciye sunulurken, yerli üretimi olmayan ürünlerde bu oran yüzde 57’de kaldı.

Araştırmanın yapıldığı dönemde Euro/TL kurunun 51,60 TL seviyesine ulaştığına dikkat çekilen raporda, yerli üretimin yüksek döviz baskısına rağmen fiyatları dengeleyen stratejik bir unsur olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca, “Yerli üretim kapasitesinin korunması ve geliştirilmesi, ithalata bağımlılığın fiyatlar üzerindeki baskısını azaltarak hayat pahalılığı karşısında ekonomide dengeleyici bir çıpa görevi üstlenmektedir” değerlendirmesine yer verildi.

KTSO Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kamacıoğlu, raporun önsözünde yaptığı değerlendirmede, yerli üretimin ekonomik bir güvence olduğuna işaret ederek, “Yerli üretimi yapılan ürün grubunda ucuzluk oranının yüzde 90’a yükselmesi; hellimden süte, yumurtadan temizlik ürünlerine kadar sanayicimizin halkımızın alım gücünü korumak adına ne denli stratejik bir sorumluluk üstlendiğini teyit etmektedir” ifadelerini kullandı.

Raporda ayrıca, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen “Fiyat İstikrar Fonu (FİF) pahalılık yaratıyor” yönündeki görüşlerin verilerle örtüşmediği savunuldu. Araştırmada, FİF uygulanan yerli ürünlerin yüzde 90’ının Kuzey’de daha ucuz olduğunun görüldüğü belirtilerek, fiyatları belirleyen temel unsurun fonlar değil; yerli üretim kapasitesi, rekabet ve ölçek ekonomisi olduğu kaydedildi.

Çalışmada, süt ve süt ürünleri grubunun yerli üretimin fiyat istikrarındaki etkisini en net gösteren alanlardan biri olduğu vurgulandı. Uzun ömürlü süt, yoğurt, beyaz peynir, taze kaşar ve hellimin tamamının hem yerli üretimli hem de Kuzey’de daha ucuz olduğu ifade edildi. Temizlik ürünlerinde de benzer bir tablo ortaya çıktığı; çamaşır deterjanı, çamaşır suyu, bulaşık deterjanı, şampuan, kâğıt havlu ve tuvalet kağıdı gibi ürünlerin büyük bölümünde Kuzey’in daha avantajlı olduğu belirtildi.

Raporda, Kuzey’de yerli üretimin bulunmadığı sektörlerde ise ithalata bağımlılığın fiyatları artırdığına dikkat çekildi. Navlun, sigorta ve liman giderleri gibi döviz bazlı maliyetlerin ithal ürünlerde ciddi baskı yarattığı kaydedildi.

KTSO, raporun sonuç bölümünde yerli üretimin desteklenmesinin artık bir tercih değil ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Açıklamada, üretimin güçlendirilmesinin hem tüketici refahını hem de istihdamı artıracağı belirtilerek, yerli üretimin devlet politikası haline getirilmesi çağrısında bulunuldu.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, BRT’de katıldığı “Gündem 12” programında yaptığı açıklamada, yaptıkları anketlerin tümünün tek başına iktidarı öngördüğünü söyledi. “26 mı, 29 mu, 30 mu? Bunu süreç, politikalar ve kadrolar belirleyecek” diyen Kişi, 25 sınırını uzun süredir geçtiklerini ifade etti.

Meclis’e kaç siyasi partinin gireceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kişi, şu ifadeleri kullandı:

“Birinci ve ikinci belli. Oyu daha düşük partilerin her biri baraj sınırının üstünde altında oynamakta. Biraz politikalara belirlenecek. 3-4. 5 siyasi partinin çıkacağını düşünmüyorum. Küçük partilerin tablosu daha sonra netleşir.”

 


Devamını Oku

Trending

Reklam