Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Rumlar “Hoşgeldiniz” pankartı ve lokma ikramı ile karşılandı

Published

on

Koronavirüs önlemleri çerçevesinde Kıbrıs’ta iki kesim arasında bir yılı aşkın süredir bazıları tamamen kapalı olan, bazılarında da sınırlı geçişlerin yapılabildiği 9 sınır kapısı, bu sabah 08.00 itibarıyla yeniden geçişlere açıldı.

Güney’den Kuzey’e geçenler Lokmacı kapısında “Hoşgeldiniz” pankartı ve lokma ikramı ile karşılandı.
Sağlık Teknik Komitesi’nin epidemiyolojik durum değerlendirmesine göre şu anda seviye-2 (turuncu) olarak belirlenen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geçişlerde, 7 günlük negatif antijen veya PCR testi aranacak.

İki taraftan herhangi birinde COVID 19 sayılarında artış kaydedilmesi durumunda ise Sağlık Teknik Komitesi ve uzmanların yapacağı değerlendirme sonucu seviyeler yükseltilebilecek

.
KAPILARIN KAPANMASI EYLEMLERE NEDEN OLMUŞTU

COVID-19 pandemisi tedbirleri kapsamında iki taraf arasındaki geçişler Şubat 2020 tarihinden beri kapalıydı.
Kıbrıs Rum tarafı geçen yıl şubat sonunda Lokmacı, Derinya, Aplıç ve Bostancı kapılarını koronavirüs önlemleri gerekçesiyle kapatmış, bu karar neticesinde Lokmacı bölgesi, Kıbrıslı Türkler ve Rumlarca düzenlenen eylemlere sahne olmuştu.

Ardından, KKTC hükümeti de 11 Nisan 2020 tarihinde koronavirüs önlemleri kapsamında tüm kara ve hava sınır kapılarının 30 Nisan’a kadar KKTC vatandaşı olmayanlara kapatılmasına karar vermiş, ancak pandemi süresince alınan bazı kararlarla, bazı kapılardan Güney Kıbrıs’ta öğrenim gören öğrenciler, çalışanlar ve tedavi görenler için geçişlere izin verilmişti.

Bugün saat 08.00 itibarıyla geçişlere açılan kapılarla ilgili Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis, dün çevirim içi görüşme yapmış, görüşmeye BM Barış Gücü Misyon Şefi Elizabeth Spehar da katılmıştı.

LOKMACI ESNAFI HAZIR

Öte yandan, özellikle yaya geçişlerin sıkça yaşandığı Lokmacı Sınır Kapısı’nın açılması bölge esnafında işlerin artması beklentisini yaratırken, esnafın dünden beridir yoğun bir hazırlık içerisine girdiği gözlemlendi.

9 KAPI
Kıbrıs’ın iki kesimi arasında geçişlerin başladığı 9 geçiş kapısı şunlar:

“Ledra Palace, Beyarmudu, Akyar, Metehan, Bostancı, Lokmacı, Yeşilırmak, Derinya ve Aplıç.”

BM, EKONOMİK ZORLUKLARIN AŞILMASINA YARDIMCI OLACAĞINA İNANÇ BELİRTTİ

Birleşmiş Milletler dün yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Rum lider Nikos Anastasiadis’in geçiş noktalarının bugünden itibaren karşılıklı yeniden açılmasına yönelik COVID 19 tedbirleri konusunda uzlaştığını duyurmuştu.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da mart ayından itibaren sürdükleri çalışmaların sonucunda, Rum lider Anastasiadis ile tüm kapıların açılması konusunda anlaşmış olduklarını kaydederek, bu gelişmenin iki taraf için de pandeminin sebep verdiği ekonomik zorlukların aşılmasına yardımcı olacağına inandığını belirtmişti.

EPİDEMİYOLOJİK DURUM HAFTALIK OLARAK DEĞERLENDİRİLECEK

Liderlerin vardığı anlaşma uyarınca, Sağlık Teknik Komitesi, epidemiyolojik durumu haftalık olarak değerlendirecek ve geçiş noktalarında hangi seviyenin uygulanacağına karar verecek.

BULAŞICI HASTALIKLAR ÜST KOMİTESİ’NİN  ADA DIŞI GİRİŞ KRİTERLERİ

Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi ise, ülkeye ada dışı giriş kriterlerini ve  ülke seviyelerine göre renklerini her hafta güncelleyecek.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Türkiye Cumhuriyeti ise şu an için seviye-2 (turuncu) olarak belirlendi.
Uygulanacak seviyeler şöyle:

KOYU KIRMIZI:
Son 14 gün içerisinde bu ülkelere seyahat geçmişi olan kişilerin ülkeye girişi yasaktır. 
KKTC vatandaşları, son 72 saat ve adaya girişte negatif PCR test sonucu ve 14 gün karantina şartı ile ülkeye giriş yapabileceklerdir. 
KIRMIZI:
Aşılı olup olmadığına bakılmaksızın, yolculuk öncesi, son 72 saat negatif PCR sonucu ve 10 gün karantina şartı ile ülkeye giriş yapılabilecektir.
TURUNCU:
Aşılı veya hastalığı geçirmiş ise yolculuk öncesi son 72 saat negatif PCR sonucu ile karantinasız giriş.
Aşısız ise yolculuk öncesi son 72 saat negatif PCR sonucu ve 10 gün karantina.
SARI:
Aşılı veya hastalığı geçirmiş ise yolculuktan önce son 72 saat negatif PCR sonucu ile karantinasız giriş.
Aşısız ise yolculuktan önce son 72 saat negatif PCR sonucu ve 7 gün karantina.
YEŞİL:
Aşılı veya hastalığı geçirmiş ise kısıtlama yok.
Aşısız ise yolculuk öncesi son 72 saat negatif PCR sonucu ile karantinasız giriş.
GRİ:
Girişler, bireysel başvuru ile özel izne tabi.

GENEL KURALLAR:

•Tüm giriş kapılarında PCR / LAMP / ANTİJEN testleri uygulanabilir.
•Aşılı kişi: Aşı programını tamamlamış. Son dozdan 14 gün sonrasından 6 aya kadar.
SINOVAC BIOTECH: 2 DOZ
SINOPHARM: 2 DOZ
COMIRNATY (Pfizer/Biontech): 2 DOZ
VAXZEVRIA (Astrazeneca/Oxford): 2 DOZ
COVID-19 Vaccine Janssen / Johnson and Johnson: 1 DOZ
SPUTNIK V: 2 DOZ
MODERNA: 2 DOZ
•Hastalığı geçirmiş kişi: Seyahat öncesi 30-180  gün arasında pozitif PCR testi sonucu ibraz etmesi. 
•18 yaş altı çocuklar aşılı ebeveynleri ile, gelmiş oldukları ülke kategorisine göre, belirtilen PCR test kuralları (6 yaşını doldurmuş çocuklar)doğrultusunda ülkeye giriş yapabileceklerdir.
•Yolcular son 14 gün içinde ayak bastıkları/ bulundukları ülkeler arasında en yüksek risk grubundaki ülkeye göre değerlendirileceklerdir.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin “Kıbrıs Cumhuriyeti” sıfatıyla Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Üstel, söz konusu gelişmenin Kıbrıs Türk halkının iradesinin ve Kıbrıs’ta yaşanan tarihsel gerçeklerin yok sayılmasının bir sonucu olduğunu vurgulayarak, bunun Kıbrıs meselesinde onlarca yıldır süregelen adaletsizlik ve çifte standardın en güncel örneği olduğunu ifade etti.

“EŞİT KURUCU ORTAKLIK HAKLARI GASP EDİLDİ”

Başbakan Üstel açıklamasında, 1963 yılında Rum liderliğinin Anayasa’yı tek taraflı değiştirme girişimleri ve bu süreçte EOKA geçmişi bulunan silahlı grupların Kıbrıs Türk halkına yönelik saldırıları sonucu, Kıbrıs Türklerinin devletin kurumsal yapılarından fiilen dışlandığını belirtti. Bu dönemin, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllar sürecek ağır haksızlıklara maruz bırakılmasının başlangıcı olduğuna dikkat çekti.

Rum tarafının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının bağlam ve ruhunu çarpıtarak uluslararası alanda adanın tek meşru temsilcisi gibi kabul edildiğini kaydeden Üstel, Kıbrıs Türk halkının ise siyasi, ekonomik ve sosyal izolasyonlara maruz bırakıldığını vurguladı.

“ANNAN PLANI’NDA ‘EVET’ DİYEN KIBRIS TÜRKÜ CEZALANDIRILDI”

2004 yılında Annan Planı’na Kıbrıs Türk halkının açık şekilde “evet” demesine rağmen Rum tarafının “hayır” oyunun ödüllendirildiğini belirten Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği’ne üye yapılırken Kıbrıs Türk halkının ambargo ve izolasyonlarla cezalandırıldığını söyledi. Avrupa Birliği’nin Kıbrıs Türk halkına verdiği sözleri yerine getirmediğini ifade etti.

“SİLAHLANMA VE TEHDİT DİLİ ENDİŞE VERİCİ”

Üstel, son dönemde Rum tarafının bazı bölgesel ve uluslararası odakların desteğiyle silahlanma faaliyetlerini artırdığını, askeri anlaşmalar ve ittifaklarla güç biriktirdiğinin açıkça görüldüğünü dile getirdi. Gazimağusa ve Girne’ye yönelik saldırgan söylemlerin hedefin doğrudan Kıbrıs Türk halkı olduğunu gösterdiğini kaydeden Üstel, güneyde yükselen ırkçı ve Türk düşmanı çevrelerin adada barış ve istikrarı tehdit ettiğini söyledi.

“AB’NİN TUTUMU HUKUK VE ADALETLE ÇELİŞİYOR”

Avrupa Birliği’nin bu gelişmeler karşısında sessiz kalmasını eleştiren Üstel, Rum tarafının siyasi olarak ödüllendirilmeye devam edilmesinin, Birliğin savunduğunu iddia ettiği hukuk ve adalet ilkeleriyle açık bir çelişki oluşturduğunu belirtti. GKRY’nin AB Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesinin, Kıbrıs Türk halkına yönelik tarihi bir haksızlığın sürdürülmesi anlamına geldiğini ifade etti.

“KKTC, TÜRKİYE İLE TAM DAYANIŞMA İÇİNDEDİR”

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü ve güvenliğinin tartışma konusu yapılamayacağını vurgulayan Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin anavatan Türkiye ile tam bir dayanışma içinde kararlılıkla yoluna devam edeceğini kaydetti.

Uluslararası toplumu ve özellikle Avrupa Birliği kurumlarını Kıbrıs meselesinde tarihi sorumluluklarıyla yüzleşmeye davet eden Üstel, adada adil ve kalıcı bir düzenin ancak iki tarafın egemen eşitliği ve güvenliğinin güvence altına alınmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

Başbakan Üstel, Kıbrıs Türk halkının kendi geleceğini belirleme hakkından asla vazgeçmeyeceğini belirterek, “Bu irade açıktır, nettir ve geri dönüşü yoktur” dedi.

 

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

“Sahte diploma” soruşturması kapsamında yargılanan UBP Girne Kadın Kolları eski Başkanı Fatoş Ünal Juju bugün yeniden Güzelyurt Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı.

Güzelyurt Kaza Mahkemesi Yargıcı Nuray Necdet huzurunda görüşülen duruşmada, Savcı Damla Güçlü ve sanık avukatı Doğa Zeki hazır bulundu.

Savcı Güçlü, mahkemeye Serdal Gündüz davasının ithamname ve kararını mahkemeye emare olarak sundu, avukat itiraz etmedi.

Fatoş Ünal Juju’nun avukatı Doğa Zeki, mahkemeye yaptığı hitabında Anayasa’nın 17. maddesine işaret ederek herkesin, kedisinin veya yakınlarının seçtiği bir avukat tutma hakkına sahip olduğunu belirterek “Fatoş Hanım da beni seçti. Sanki ben Serdal Gündüz’ün avukatıyım da o sebeple beni seçti diye bir durum yok” ifadelerini kullandı. Avukatlar tüzüğünün de 11. ve 18. maddesine de dikkat çeken Zeki, “Fatoş Hanımın avukatlığını yapmam için herhangi bir engel yok, bizim davada menfaat çatışması yok” dedi.

Avukat Doğa Zeki, sahte diplomadan hüküm giyen Serdal Gündüz’ ün sahte diploma verdiğini kabul etmediğini öne sürdü. Serdal Gündüz’ün davasının bittiğini ve istinaf olmadığını söyledi. Savcı, itiraz ederek istinafın olacağını açıkladı.

Savcı: Serdal Gündüz gelecek ve ‘Fatma Ünal’a sahte diploma verdim’ diyecek

Avukatın ardından İddia Makamı hitaba cevaben beyanda bulundu.

“Spekülasyon ve kurgusal şeyler söylediğim iddia ediliyor. Bu şekilde beyan yapmakta kendisini men ederim” dedi.

Serdal Gündüz’ün bu davada tanığı olduğunu açıklayan Savcı “Fatma Üna’a sahte diploma verdiğini kabul eden birinden bahsediyoruz. Serdal Gündüz bu davada benim tanığımdır, buraya gelecek ve ‘Evet ben bu kişiye sahte diploma verdim’ diyecek. açıklamalarında bulundu. Savcı, davanın duruşmasına geçilmeden önce Doğa Zeki’nin Fatma Ünal’ın avukatlığını yapmamasını mahkemeden talep etti. Ardından mahkemeye 15 dakika ara verildi.

Aranından ardından yapılan beyanları değerlendiren mahkeme, Fatma Ünal’a Serdal Gündüz’ün davada şahit olacağını bile bile Doğa Zeki’nin avukatı olarak devam etme isteyip istemediğini sordu, “Evet” yanıtının ardından PI duruşmasına geçildi.

“Fatoş Ünal’a ders ve not girişi işlemleri aynı anda yapılmıştı”

İlgili üniversitenin kurucu şirket sekreteri ve aynı zamanda direktör vekili Mehmet Altuntaş, mahkemeye tanık olarak geldi. Altuntaş, mahkemede verdiği ifadede, 2023 yılı ortalarından itibaren üniversiteyle ilgili mali ve akademik usulsüzlüklere dair duyumlar aldıklarını söyledi.

Altuntaş, bu duyumlar üzerine üniversitenin kurucusu Ece Uysal’ın talimatıyla bir heyet oluşturularak üniversitede denetim yapıldığını belirterek, “Yaptığımız denetimler ve bu süreçte gelen ihbarlarla mali ve akademik usulsüzlüklerin olduğunu tespit ettik” dedi. Bu usulsüzlüklerin bir bölümünün usulsüz öğrenci işlemleri olduğunu ifade eden Altuntaş, bu kapsamda Fatma Ünal ile ilgili tespitlerin de yer aldığını kaydetti.

Altuntaş, sanıkla ilgili tespitlerini mahkemede şu sözlerle anlattı:

“Öğrenci kaydı yapıldıktan sonra, öğrencinin daha önceki dönemlerde üniversiteye kayıt olmuş gibi işlem tesis edildiğini ve farklı dönemlerde toplu şekilde uygunsuz not girişleri yapıldığını tespit ettik. Öğrenciye verilecek derslerde aynı anda not girişlerinin yapıldığını belirledik.”

Tespitlerin ardından Mali Şube’ye şikâyette bulunduklarını söyleyen Altuntaş, “İşlemleri yapanlar ve yapılanlarla ilgili yargı talep ettik. Usulsüzlükler sadece bu kişiyle sınırlı değil, başka kişiler de var. Usulsüz işlem yapılan tüm öğrenci listesini Mali Şube’ye teslim ettik” ifadelerini kullandı.

Sanık aleyhinde; “Yetkisiz Belge Düzenleme, Sahte Resmi Belge Düzenleme ve Sahte Resmi Belgeyi Tedavüle Sürme” suçlamaları bulunuyor.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Bakanlar Kurulu, devletin mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesi amacıyla Maliye Bakanlığına 6 milyar Türk Lirasıtutarında net borçlanma yetkisi verilmesine karar verdi.

2026 Mali Yılı Bütçe Yasası limitleri çerçevesinde alınan kararla, Maliye Bakanlığı 6.000.000.000 TL’ye kadar borçlanma yapabilecek. Söz konusu karar, Ü(K-I)3-2026 karar sayısı ile 7 Ocak 2026 tarihinde alındı.

Borçlanma yetkisi, Bakanlar Kurulu’nun onayıyla Maliye Bakanlığına devredilirken, borcun hangi alanlarda ve ne şekilde kullanılacağına ilişkin ayrıntılar kararda yer almadı.

Devamını Oku

Trending

Reklam