Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Kıbrıs

Özersay: Hükümet, Türkiye’de kovuşturma başlatılması için adım atmalı

Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanan ‘adli yardımlaşma’ anlaşmasına dikkat çeken Özersay, Türkiye’de kovuşturma başlatılması için adım atılması gerek. Hükümet bu adımı atacak mı?

Published

on

Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanan ‘adli yardımlaşma’ anlaşmasına dikkat çeken Özersay, Türkiye’de kovuşturma başlatılması için adım atılması gerek. Hükümet bu adımı atacak mı? Bu anlaşmaların bir manası olmalı” dedi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda kürsüye çıkan Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, Türkiye’de suç örgütü lideri olmakla suçlanan Sedat Peker’in YouTube hesabı üzerinden açıkladığı itiraf nitelikli iddialarıyla ilgili konuştu.

“BUNCA ZAMAN HERHANGİ BİR GELİŞME YAŞANMAMIŞTI”

Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili, bunca zaman yeni veri toplanmadığından dolayı herhangi bir gelişme yaşanmadığını ifade eden Özersay, Peker’in dün yayınladığı videoda ortaya attığı iddialarla ilgili yetkililerin ne yapacağının son derece önemli ve yaşamsal olduğunu kaydetti.

“ARTIK YENİ GELİŞMELER VAR”

Özersay, “Olaya bizzat tanıklık ettiğini söyleyen, azmettiricilerle bu konuyu konuştuğunu söyleyen biri var” diyerek, “Yeni gelişmeler vardır, yapılan açıklamaların hem yer, hem tarih hem de isim içerecek şekilde yapıldığını kimse gözardı edemez” şeklinde konuştu.

Özersay, “Azmettirenlerin isimleri verilmekte veya iddia edilmekte. Bunun araştırılması gerekir” ifadelerini kullanarak, “Bu insanların verilen görevi yerine getiremediği ifade edilen kişi dün Türkiye’de gözaltına alınmıştır” dedi.

“YOL KATEDİLMEZSE HÜKÜMETİN RAHATSIZ OLMASI GEREK”

Hem siyasi cinayet hem de uyuşturucu ve kara para aklama konularına KKTC’nin adının karışmasını “mide bulandırıcı” olarak niteleyen Özersay, hükümetin, böylesi iddiaların ortaya atılmasına rağmen yol kat edilmemesi halinde, bu durumdan rahatsız olması gerektiğini vurguladı.

“HERKESİN KENDİ ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMASI KESİNLİKLE ELZEMDİR”

“Herkesin kendi üzerine düşeni yapması kesinlikle elzemdir” diyen Özersay, “Sadece popülist laflarla, devlet yüceliğinden, halkın iradesinden bahsetmek yerine, tam da bu konularla ilgili olarak ciddi bir şekilde bunların üzerine gitmemiz gerek. Bu sabah itibariyle HP olarak bu konularda Polis Genel Müdürlüğü’ne başvuruda bulunduk” şeklinde konuştu.

TC İLE KKTC ARASINDA İMZALANAN ‘ADLİ YARDIMLAŞMA’ ANLAŞMASI

Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanan ‘adli yardımlaşma’ anlaşmasına dikkat çeken Özersay, söz konusu anlaşmanın 33’üncü maddesinde, taraflardan her birinin, taraf ülkesinde suç işleyip kendi ülkesine dönen öteki tarafla ilgili diğer tarafa ihbarda bulunabileceğini yazdığına işaret etti.

“TÜRKİYE’DE SORUŞTURMA AÇILMASI İÇİN HÜKÜMET ADIM ATMALI”

Adalı cinayetiyle ilgili “direktifin ne şekilde verildiği” ile ilgili bir iddianın ortada durduğunu vurgulayarak, “Türkiye’de kovuşturma başlatılması için adım atılması gerek. Hükümet bu adımı atacak mı? Bu anlaşmaların bir manası olmalı” dedi.

“BİZİM TÜRKİYE’DEN TALEPTE BULUNMAMIZ GEREK. POLİSİN BU KONUDA GİRİŞİM YAPMASI GEREK”

Özersay, “İsmi geçenlerle ilgili hayatta olduklarına göre ve nerde oldukları bilindiğine göre soruşturma yapılmalı” diyerek, ortada tanıklık ettiğini söyleyen birinin olduğunu ifade etti, “Bizim Türkiye’den talepte bulunmamız gerek. Polisin bu konuda girişim yapması gerek” şeklinde konuştu.

MEVCUT POLİS GENEL MÜDÜRÜ VE YARDIMCISI, ADALI CİNAYETİNİN SORUŞTURMA GÖREVLİSİYDİ

Mevcut Polis Genel Müdürü’nün ve yardımcılarından birinin, Kutlu Adalı cinayetinin o dönemli soruşturma memuru olduğuna vurgu yapan Özersay, “Bu yeni gelişmelerin doğrudan doğruya sonucu etkileyebileceğini PGM Müdür ve yardımcısı biz söylemden çok rahat görebilecek durumdadır” dedi.

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Salı günü meydana gelen ve iki vatandaşın yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırı olayına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Oğuz, yaşananların toplumda ciddi bir huzursuzluğa yol açtığını belirterek, yaralanan vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.

“Maalesef geçtiğimiz gün istemediğimiz bir olay daha meydana geldi. İki vatandaşımızın yaralandığı bir saldırı yaşandı. Bu elbette yalnızca olayın yaşandığı yerle sınırlı kalmamış, tüm ülkede endişe ve huzursuzluk yaratmıştır” diyen Oğuz, devletin bu tür olaylara karşı sıfır toleransla hareket ettiğini vurguladı.

Yaklaşık son bir yıl içerisinde, yurt dışı kaynaklı özellikle Türkiye Cumhuriyeti bağlantılı bazı organize suç örgütlerinin ülkedeki  iş insanlarını, iş çevrelerini ve son aylarda özellikle oto galerileri hedef alan tehdit ve şantaj girişimlerinde bulunduğuna dikkat çeken Oğuz, söz konusu tehditlerle ilgili gerek basına yansıyan gerekse bireysel başvurular doğrultusunda polis teşkilatı tarafından yoğun ve titiz çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ÜST DÜZEY GÜVENLİK İŞ BİRLİĞİ

İçişleri Bakanı Oğuz, bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti ile güvenlik alanında çok yakın ve etkin bir iş birliği yürütüldüğünü vurgulayarak, Sayın Başbakan ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı arasında doğrudan görüşmeler gerçekleştirildiğini, ardından İçişleri Bakanlığı olarak Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı’na resmi bir ziyaret yapıldığını aktardı.

Bu ziyaret kapsamında Polis Genel Müdürlüğü ve ilgili yetkililerle birlikte gerekli koordinasyonun sağlandığını belirten Oğuz, “Çünkü karşı karşıya olduğumuz tehditler yalnızca bireysel suçlar değil, ülke huzurunu ve güvenliğini hedef alan ciddi girişimlerdir. Bu tehditlerin önlenmesi, bertaraf edilmesi ve kökten ortadan kaldırılması için neler yapılabileceğini tüm boyutlarıyla ele aldık” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında yürürlükte olan güvenlik anlaşması çerçevesinde anlık bilgi paylaşımı yapıldığını hatırlatan Oğuz, son yaşanan olaylarda da iki ülkenin emniyet birimleri arasında çok hızlı bir şekilde bilgi alışverişi sağlandığını ifade etti.

“AYDINLATILMAYAN TEK BİR DOSYA YOK”

Polis Teşkilatı ve Polis Genel Müdürlüğü’nün çalışmalarına özel bir parantez açan Oğuz, güvenlik güçlerinin son derece üstün bir çaba ortaya koyduğunu söyledi. “Bugüne kadar yaşanan tehdit, kurşunlama ve benzeri tüm olayların tamamı aydınlatılmıştır. Bu tür suçlarla ilgili aydınlatılmamış tek bir dosyamız yoktur” diyen Oğuz, daha önce iş insanlarını hedef alan 8 ayrı organize olayın çözüldüğünü ve bu olaylar kapsamında 14 zanlının tutuklandığını açıkladı.

Oto galerileri hedef alan saldırılarla ilgili ise şu ana kadar 4 olayda toplam 15 zanlının yakalandığını, hukuki süreçlerin devam ettiğini kaydetti. Türkiye Cumhuriyeti ile kurulan iletişim ağı ve güvenlik listeleri doğrultusunda da belirli şahısların ülkeye girişinin engellendiğini belirten Oğuz, teknolojik unsurların da artırıldığını söyledi.

Yüz tanıma kameralarıyla ilgili Türkiye Cumhuriyeti Emniyet Genel Müdürlüğü’nün son bir ay içinde iki kez Kuzey Kıbrıs’a gelerek çalışmalarını sürdürdüğünü, her konuda mutabakat sağlandığını ve kurulum sürecinin en kısa sürede başlatılacağını açıkladı.

“GİRNE LİMANI’NA X-RAY CİHAZI GELİYOR”

Silah girişlerinin önemli bir kısmının tırlar aracılığıyla yapıldığının tespit edildiğini belirten Oğuz, özellikle Girne Limanı’nda ciddi bir boşluğun giderildiğini söyledi. Maliye Bakanlığı ve Gümrük Dairesi tarafından yürütülen çalışmalarla Girne Limanı’na X-ray cihazı kurulacağını belirten Oğuz, cihazın önümüzdeki bir iki hafta içinde devreye alınacağını kaydetti.

Gazimağusa Limanı’nda halihazırda kullanılan X-ray sisteminin benzerinin Girne Limanı’nda da uygulanmasıyla, araç ve tır kontrollerinin çok daha etkin yapılacağını ifade eden Oğuz, limanlara termal kameraların da en kısa sürede yerleştirileceğini belirtti.

“17 YAŞINDAKİ BİR GENCİN KULLANILMASI KABUL EDİLEMEZ”

Son olayda 17 yaşındaki bir gencin kullanılmış olmasının toplumda derin bir üzüntü yarattığını dile getiren Oğuz, bunun sadece güvenlik değil aynı zamanda ciddi bir sosyal ve toplumsal sorun olduğunu söyledi.

“Kalem tutması gereken bir yaşta bir gencin eline silah verilmesi kabul edilemez. Bu durum hem toplum vicdanını yaralamış hem de ülke algısına zarar vermiştir. Bu tür yapılar gençleri bir araç olarak kullanmaktadır ve biz bununla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

“CEZALAR ARTIRILACAK, CAYDIRICILIK GÜÇLENDİRİLECEK”

Hukuksal anlamda polisin elinin yasalarla güçlenmesine yönelik adımların da gündemde olduğunu vurgulayan Oğuz, Başbakan Ünal Üstel’in koordinasyonunda yapılan İç Güvenlik İstişare Toplantısı’nda bu konunun ayrıntılı şekilde ele alındığını söyledi.

“Kamuoyunda bazı tepkiler olsa dahi, cezaların artırılması konusunda hükümetimiz tereddüt etmeyecektir” diyen Oğuz, son kurşunlama olaylarında faillerin 8,5 yıl ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldığını, suçun niteliğine göre cezaların daha da artabildiğini ifade etti.

“BURADA BİR DEVLET VARDIR”

Açıklamasının sonunda net bir mesaj veren Oğuz, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, ‘gelirim, suç işlerim ve cezasız kalırım’ denilecek bir ülke değildir. Burada bir devlet vardır, bir yönetim vardır ve güçlü bir irade vardır” dedi.

SINIR KAPILARI VE MUHACERETTE DENETİM

Ülke güvenliği açısından riskli görülen kişilerin “inad yolcu” kapsamına alınarak ülkeye girişlerinin engellendiğini belirten Oğuz, 18–30 yaş risk değerlendirmesi çerçevesinde 676 kişiden 78’inin ülkeye alınmadığını açıkladı. 2025 yılı genelinde ise transit vizesi bulunsa dahi toplam 5 bin 230 kişinin ülkeye girişine izin verilmediğini belirtti.

Amaçlarının keyfi bir uygulama olmadığını vurgulayan Oğuz, muhaceret polisinin istihbarat destekli değerlendirmeleri doğrultusunda güvenlik riski taşıyan kişilerin ülkeye girişinin önlendiğini ve bu uygulamaların caydırıcılık açısından önemli olduğunu ifade etti.

Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Başbakan Ünal Üstel, dördüncü yılına giren hükümetin önce siyasi istikrarı sağlayıp, halkın ihtiyaçları doğrultusunda projeleri hayata geçirdiğini belirterek, 2012’den yarım kalan projeleri dahi tamamladıklarını söyledi.

İktidara geldiklerinde verdikleri sözleri bir bir yerine getirdiklerini ifade eden Üstel, “Dördüncü seneye giriyoruz. Alt yapı ve üst yapı dahil yarım proje kalmadı. Popülizm yapılıyor. Biz konuşmuyoruz, iş yapıyoruz.” dedi.

Hizmet aşkıyla görevde olduklarını söyleyen Üstel, “Birikmiş problemleri masaya yatırıp önceliğine göre çözüyoruz.” şeklinde devam etti.

Hiçbir zaman oy uğruna popülizm yapmadıklarını, gerçekleri söylediklerini ifade eden Üstel, erken seçimin zamanı olmadığını söyledi. Üstel, “Erken seçim olacaksa bu açılışları kim yapacak? Bizim daha  yapacak çok işimiz var. Halkımıza verdiğimiz sözlerimiz var. Halkımıza daha çok hizmet için zamanımız var. Bunu en iyi şekilde değerlendireceğiz.” dedi.

2025’i sağlıkta atılım yılı ilan ettiklerini ve bunu ispatladıklarını söyleyen Üstel, eşi emsali olmayan Ruh Sağlığı Merkezi’ni de halkla buluşturduklarını belirtti.

Başbakan Üstel, sağlıkta sorunların olduğunu ancak hükümete geldiklerinde diz boyu olan sorunların çok küçüldüğünü, sorunları daha da küçülteceklerini söyledi.


Devamını Oku

Kıbrıs

Birkibris.com

Published

on

By

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı KP Tv’de sendikaların eylem ateşini yaktık sözleri değerlendirdi.

Arıklı, “ Sendikalar sendikacılık yapmıyor. Siyasetle uğraşıyor.  Keşke bir parti kursalar siyasete girip boyunların ölçüsünü alsalar” dedi.

Arıklı şöyle devam etti: “Geçmişte sendikacılık da sivrilmiş isimlerin meclise girdikten sonra nasıl kıvrandıklarını biliyoruz. Dışarıda popülizm yapmak kolay ama işin içine girince neyi nasıl yapacağınızı bir türlü bilemezsiniz. Neyi nasıl yapacağımızı söyleyin bir formül üretin. Geçmişte bunların ağa babaları çıktı bulacaksın kardeşim vereceksin kardeşim diyordu, nereden bulacağız bizim IMF’miz mi var. Türkiye’den gelen paranın dışında herşeye karşıdırlar. Biz işimize bakıyoruz. Onlar da sendikacılık yapsın”

Erken seçimle ilgili soru üzerine de Arıklı “ Bize göre nisan sonu mayıs başı erken seçim için en iyi zaman ama nihayetinde Başbakan Ünal Üstel karar verecek” dedi.


Devamını Oku

Trending

Reklam