Connect with us
Örnek Resim Örnek Resim

Dünya

Filistinli kız çizdiği son resimde Türk bayrağına da yer vermiş

İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırıda yaşamını yitiren 11 yaşındaki Rafif Ebu Dayir, ölümünden saatler önce adeta içine doğmuş gibi hayatını kaybettiği saldırıyı resmetmiş. Filistinli kızın çizdiği resimde Türk bayrağı da bulunuyor.

Published

on

İsrail’in Gazze saldırılarında 66’sı çocuk, 39’u kadın olmak üzere en az 254 Filistinli hayatını kaybetti. Ölüm bombalarının hedefi olan masum çocuklardan biri de 11 yaşındaki Filistinli kız çocuğu Rafif’di.

Rafif ve ailesi, 17 Mayıs’ta evlerinin bahçesinde öğle yemeği yerken yakındaki bir iş merkezine düzenlenen saldırıyla sarsıldı.

Bombadan ayrılan şarapnel parçaları Rafif ve amcası Ziyad Ebu Dayir’i hayattan kopardı.

9 çocuklu Dayir ailesinin en sevecen çocuğu olarak bilinen Rafif’ten geriye, çizdiği resimler ve kalemlerinin yanı sıra mutlu günlerde çekilen birkaç kare fotoğraf kaldı.

Çizdiği resim yarım kaldı

Rafif, son çizdiği ve hayatını kaybetmesi nedeniyle yarım kalan resminde, evlerinin karşısındaki binanın henüz vurulmadan önce İsrail saldırılarında bir kısmının yıkıldığını hayal etmiş.

Ölümüne sebep olan saldırıyı içine doğmuş gibi resmeden Rafif, bir kısmı yıkılan binanın yanına bazı Arap ülkelerinin yanı sıra Türkiye’nin bayrağını eklemiş.

Rafif ve amcası Ziyad’ı hayattan koparan saldırının üzerinden günler geçmesine rağmen Dayir ailesine ait evde, izleri ve dehşeti bugünkü gibi taze.

Araç hurdaya döndü

Evin bahçesinde yarım kalan yemek sofrası, patlamanın etkisiyle dağılan ramazan ayına ait süslemeler, İsrail saldırılarının Gazze’deki Filistinli ailelere yaşattığı dehşeti gözler önüne seriyor.

Bahçenin girişine park edilen ve patlamanın şiddetiyle hurdaya dönen araç, saldırının şiddetini ortaya koyuyor.

Doğum gününden bir hafta önce hayatını kaybetti

Rafif’in amcası Halid Ebu Dayir, yeğeninin doğum gününden 7 gün önce yaşamını yitirdiğini belirtti.

Babası Mürşit ile annesi Maha’nın 9 çocuğu içinde en çok sevdiği evlatlarının Rafif olduğunu aktaran Ebu Dayir, şunları söyledi:

“Rafif, çok güzel bir kızdı. Ailesinin gözdesiydi. Henüz 11 yaşındaydı. Çok sıcak kanlı, tatlı bir kız çocuğuydu. Babasına doktor olup çocukları tedavi etmek istediğini söylüyordu. Ancak hayali gerçekleşmedi.”

[Fotoğraf: AA]

Saldırının üzerinden neredeyse iki hafta geçtiğini, annesi ve babasının evlat acısı nedeniyle hala kimseyle görüşmeye dayanamadığını ifade eden Ebu Dayir, “Biz çok güzel bir çocuğu kaybettik. Yaklaşık iki haftadır şoke olmuş durumdayız. Babası konuşamıyor, kimseyi görmeyi dayanamıyor, annesi aynı şekilde. Gün boyunca oturup ağlıyor. Bir çocuğumuzu kaybettik ne diyeceğimizi ne yapacağımızı bilemiyoruz” dedi.

Rafif’in resim yapmayı çok sevdiğini belirten Ebu Dayir, “Şehit olduğu anda garip bir durum yaşanmıştı. Rafif, vurulurken şarapnel parçalarının fırladığı onun ve amcasının şehadetine neden olan bu binayı çiziyor. Tam olarak vurulmadan bir saat kadar önce binayı resmediyor” diye konuştu.

İsrail’in 15 Mayıs’ta kardeşinin evinin bulunduğu Vahdet Caddesi’nde bir başka bölgeyi bombaladığını ve bu saldırıda 43 kişinin hayatını kaybettiğini dile getiren Ebu Dayir, şöyle devam etti:

“Bu şehit olanlar arasında iki çocuk Rafif’in sınıf arkadaşıydı. Rafif bundan dolayı çok hüzünlüydü ve ağlıyordu. Kardeşim Ziyad da evlerine sığındıktan sonra Rafif hüzünlü bir şekilde oturup bu binayı çiziyor. Artık zihninde ne belirdi bilmiyoruz, bu binayı alt kısmından eksik ya da vurulmuş gibi çizmiş. Acaba bu binanın vurulacağını biliyor muydu, bilemiyoruz.”

[Fotoğraf: AA]

“İsrail hayalini tamamlamasına izin vermedi”

Ebu Dayir, yeğeninin çizdiği resmin İsrail saldırısı nedeniyle yarım kaldığını belirterek, “Rafif aynı şekilde, bu çiziminde Türk bayrağı ile bazı Arap ülkelerinin bayraklarına da yer vermiş. Ailecek Türkiye’yi çok seviyoruz. Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer ülke bayrakları. Bazı bayraklar ise yarıda kalmış. O sırada annesi ona ‘Hadi kızım gel yemeğini ye sonra tamamlarsın çizimini’ diyor. Ancak İsrail, yandaki binayı hedef alarak Rafif’in hayalini tamamlamasına izin vermedi” diye konuştu.

İsrail saldırılarında 66 Filistinli çocuğun hayatını kaybettiğini hatırlatan Ebu Dayir, tepkisini şöyle dile getirdi:

“Bu çocuklar hangi suçtan dolayı öldürüldü. Ben ‘İsrail devletine’ soruyorum, insan haklarını savunduğunu iddia eden bu devlete soruyorum. Sen bu çocukları öldürdün. Bu çocuklar senin vuracağını duyurduğun hedefler arasında mıydı? ‘İsrail devletine’ aralarında Rafif’in de bulunduğu bu 66 çocuğu neden öldürdüğünü soruyorum? Sadece buna cevap versin. Bu yetiştirdiğimiz ciğer parelerimiz neden öldürüldü?”

TRT

Devamını Oku
Yorum Yapabilirsiniz

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Irak’ın orta ve güney kesimi tamamen elektriksiz kaldı

Published

on

By

Irak’ın orta ve güney kesiminde elektrikler tamamen kesildi. Başkent Bağdat başta olmak üzere ülkenin orta kesimindeki kentler ile güneydeki şehirlerde aniden elektrik kesintisi yaşandı.

Elektrik kesintilerine ilişkin Elektrik Bakanlığından ya da diğer ilgili kurumlardan henüz bir açıklama yapılmaması dikkati çekti.

Irak’ta ulusal elektrik hizmeti günlük ancak ortalama 5 ila 8 saat verilebiliyor.

Ülkede yıllardır çözüm bulunamayan elektrik kesintileri sorununa karşı çevre kirliliğine neden olan ücretli mahalle jeneratörleri devreye giriyor.

Devamını Oku

Dünya

Azerbaycan ile Ermenistan’ın parafladığı barış anlaşmasının metni açıklandı

Published

on

By

Azerbaycan ile Ermenistan’ın Beyaz Saray’da parafladığı “Barış ve Devletlerarası İlişkilerin Kurulmasına İlişkin Anlaşma”nın metni kamuoyuyla paylaşıldı.

Anlaşma metni, ABD Başkanı Donald Trump’ın ev sahipliğinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Washington’da gerçekleştirdiği üçlü zirvede 2 ülkenin dışişleri bakanları tarafından paraflanmıştı.

Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanlıklarınca eş zamanlı olarak paylaşılan ve 17 maddeden oluşan anlaşma metni şöyle:

Madde 1 – Taraflar, eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin cumhuriyetleri arasındaki sınırların, ilgili bağımsız devletlerin uluslararası sınırları haline geldiği ve uluslararası toplum tarafından bu şekilde tanındığı teyit ederek birbirlerinin egemenliğini, toprak bütünlüğünü, uluslararası sınırlarının dokunulmazlığını ve siyasi bağımsızlığını tanıyor ve bunlara saygı gösteriyor.

Madde 2 – Taraflar, Madde 1’e tam uyarak, birbirlerine karşı hiçbir toprak iddialarının olmadığını teyit ediyor ve gelecekte de böyle bir iddiada bulunmayacaklarını onaylıyor. Taraflar, diğer tarafın toprak bütünlüğünü veya siyasi birliğini tamamen veya kısmen bölmeyi ya da zayıflatmayı amaçlayan herhangi bir eylemi planlamak, hazırlamak, teşvik etmek ve desteklemek dahil hiçbir eylemde bulunmayacaktır.

Madde 3 – Taraflar, karşılıklı ilişkilerinde, diğer tarafın toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan ya da Birleşmiş Milletler Şartı’na aykırı herhangi bir şekilde hareket etmekten kaçınacaktır. Taraflar, kendi topraklarının üçüncü bir tarafça diğer tarafa karşı BM Şartı’na aykırı biçimde güç kullanımı amacıyla kullanılmasına izin vermeyecektir.

Madde 4 – Taraflar, birbirlerinin iç işlerine karışmaktan kaçınacaktır.

Madde 5 – Taraflar, bu anlaşmanın her iki tarafça onaylanmış şekillerini teati etmesinden sonra _____ gün içinde, 1961 ve 1963 tarihli Viyana Diplomatik ve Konsolosluk İlişkileri Sözleşmeleri hükümlerine uygun olarak aralarında diplomatik ilişkiler tesis edecektir.

Madde 6 – Taraflar, bu anlaşmanın 1. maddesi kapsamındaki yükümlülüklerini tam olarak yerine getirerek, devlet sınırının belirlenmesi ve işaretlenmesine ilişkin anlaşmanın sonuçlanması için ilgili komisyonlar aracılığıyla iyi niyetle müzakereler yürütecek.

Madde 7 – Taraflar, ortak sınırları boyunca üçüncü bir tarafın kuvvetlerini konuşlandırmayacaktır. Taraflar, ortak sınırlarının belirlenmesi ve ardından işaretlenmesi süreci tamamlanana kadar, sınır bölgelerinde güvenlik ve istikrarı sağlamak amacıyla, askeri alan da dahil olmak üzere, karşılıklı olarak üzerinde anlaşılmış güvenlik ve güven artırıcı tedbirleri uygulayacaktır.

Madde 8 – Hoşgörüsüzlük, ırkçı nefret ve ayrımcılık, ayrılıkçılık, şiddet içeren aşırılık ve terörizmin tüm biçimlerini kınayan taraflar, kendi yetki alanlarında bu gibi durumlarla mücadele edecek ve ilgili uluslararası yükümlülüklerine uyacaktır.

Madde 9 – Taraflar, her iki tarafın da dahil olduğu silahlı çatışmalardan kaynaklanan kayıp kişiler ve zorla kaybetme vakalarını çözmek için, doğrudan veya uygun olduğu durumlarda ilgili uluslararası kuruluşlarla işbirliği yaparak, söz konusu kişiler hakkında mevcut tüm bilgilerin paylaşımı da dahil olmak üzere önlemler alacaklardır.

Bu bağlamda, taraflar, ilgili kişilerin akıbetinin açıklığa kavuşturulmasının, uygun olduğu durumlarda kalıntılarının aranması ve iade edilmesinin ve gerekli soruşturma tedbirleri yoluyla onlar için adaletin sağlanmasının, uzlaştırma ve güven oluşturma aracı olarak önemini kabul etmektedirler. Bu konudaki ilgili yöntemler, ayrı bir anlaşmada ayrıntılı olarak görüşülecek ve kararlaştırılacaktır.

Madde 10 – Taraflar, ekonomi, transit ve ulaştırma, çevre, insani ve kültürel alanlar da dahil olmak üzere çeşitli alanlarda işbirliği kurmak amacıyla karşılıklı çıkarlara ilişkin ilgili konularda ayrı anlaşmalar akdedebilirler.

Madde 11 – Bu anlaşma, tarafların uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletlerin diğer üye devletleriyle akdettikleri antlaşmalar kapsamındaki hak ve yükümlülüklerine halel getirmeyecektir. Her bir taraf, kendisi ile herhangi bir üçüncü taraf arasında yürürlükte olan uluslararası anlaşmaların, bu anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerine halel getirmemesini sağlayacaktır.

Madde 12 – Taraflar, ikili ilişkilerinde uluslararası hukuka ve bu anlaşmaya göre hareket edeceklerdir. Taraflardan hiçbiri, bu anlaşmayı uygulamamak için kendi iç hukukunun hükümlerini gerekçe olarak kullanmayacaktır. Taraflar, bu anlaşmanın yürürlüğe girmesinden önce, Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi (1969) uyarınca, bu anlaşmanın amacına ve hedefine aykırı herhangi bir eylemde bulunmaktan kaçınacaklardır.

Madde 13 – Taraflar, bu anlaşmanın tam olarak uygulanmasını garanti eder ve bu anlaşmanın uygulanmasını izlemek üzere ikili komisyon kuracaklardır. Bu komisyon, taraflar arasında kararlaştırılacak usullere göre faaliyet gösterecektir.

Madde 14 – Taraflar, uluslararası hukuk ve karşılıklı ilişkilerinde kendilerini bağlayan antlaşmalar kapsamındaki hak ve yükümlülüklerine halel gelmeksizin, bu anlaşmanın yorumlanması veya uygulanmasıyla ilgili her türlü uyuşmazlığı, 13. maddede belirtilen komisyon aracılığıyla da dahil olmak üzere doğrudan istişareler yoluyla çözmeye çalışacaklardır. Bu istişareler altı ay içinde karşılıklı olarak kabul edilebilir bir sonuç vermezse, taraflar uyuşmazlığın barışçıl yollarla çözülmesi için diğer yollara başvuracaklardır.

Madde 15 – Taraflar, 14. maddeye halel gelmeksizin, bu anlaşmanın imzalanmasından önce aralarında herhangi bir hukuki temele dayalı olarak var olan tüm devletlerarası iddiaları, şikayetleri, itirazları, talepleri, yargılamaları ve uyuşmazlıkları, bu anlaşmanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde geri çekecek, sonlandıracak veya başka bir şekilde çözüme kavuşturacak ve birbirlerine karşı bu tür iddiaları, şikayetleri, itirazları, talepleri ve yargılamaları başlatmayacaktır ve taraflardan herhangi birine karşı herhangi bir üçüncü tarafça başlatılan bu tür iddialara, şikayetlere, itirazlara, taleplere ve yargılamalara hiçbir şekilde dahil olmayacaklar. Taraflar, bu anlaşmaya aykırı olarak birbirlerine karşı diplomatik, enformasyon ve diğer alanlarda düşmanca adımlar atmayacak, bunları teşvik etmeyecek veya başka bir şekilde bu tür eylemlerde bulunmayacak ve bu amaçla düzenli olarak birbirleriyle istişare edeceklerdir.

Madde 16 – Bu anlaşma, tarafların ulusal mevzuatlarına uygun olarak iç prosedürlerin tamamlandığını bildiren belgelerin teati edilmesinden sonra yürürlüğe girecektir. Bu anlaşma, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 102. Maddesi uyarınca tescil edilecektir.

Madde 17 – Bu anlaşma, Azerbaycanca, Ermenice ve İngilizce dillerinde düzenlenmiştir ve tüm metinler aynı derecede geçerlidir. Herhangi bir geçerli metin arasında hükmün anlamında farklılık olması durumunda, İngilizce metin esas alınacaktır.

Anlaşmanın paraflanması, yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor
2. Karabağ Savaşı’nın ardından, Cumhurbaşkanı Aliyev’in önerisiyle Azerbaycan ve Ermenistan barış müzakerelerine başlamıştı. Taraflar, Mart 2025’te anlaşma metni üzerinde mutabakata varmıştı. Beyaz Saray’da 8 Ağustos’ta düzenlenen üçlü zirvede ise metin paraflandı.

Ancak paraflama, anlaşmanın yürürlüğe girdiği anlamına gelmiyor. Anlaşma, Azerbaycan’a karşı toprak iddialarını içeren Ermenistan Anayasası değiştirildikten sonra imzalanarak resmiyet kazanacak.

Devamını Oku

Dünya

Rusya’da WhatsApp ve Telegram üzerinden aramalar engellenmeye başladı

Published

on

By

Rusya’da yaptırımlardan ötürü gerekli altyapı yenilemelerinin yapılamaması nedeniyle WhatsApp ve Telegram üzerinden aramalar engellenmeye başladı.

Downdetector verilerine göre, Rusya’da vatandaşlar, sabah saatlerinden itibaren WhatsApp ve Telegram üzerinden yapılan aramalarda sorun yaşadıkları bildiriminde bulundu.

Rus basınında çıkan haberlerde, ülkedeki mobil operatörlerin Rus hükümetine mektup yazarak, yaptırımlardan ötürü gerekli altyapı yenilemelerinin yapılamadığının iletildiği yer almıştı.

Buna karşın, internet trafiğinin ise arttığına işaret eden operatörlerin, trafiğin azaltılması için WhatsApp ve Telegram üzerinden aramaların engellenmesini talep ettiği belirtilmişti.

Konuya ilişkin resmi açıklama yapılmazken, bazı Rus yetkililer engellemenin telefon üzerinden dolandırıcılıkla mücadele için gerektiğini savunuyor.

Rus parlamentosunun alt kanadı Duma’dan bazı milletvekilleri, 18 Temmuz’da yaptıkları açıklamada, mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ın ulusal güvenliği tehdit ettiği gerekçesiyle yasaklanması çağrısında bulunmuştu.

Devamını Oku

Trending

Reklam